Hollanda’nın Zeist kentindeki sığınmacı merkezinde hamile eşi Malak Mahmoud ile birlikte polis müdahalesine maruz kalan Filistinli Wesam Mekdad ve ailesi, bu kez Almanya’da yaşadıklarıyla gündemde.
Al Jazeera’nın 7 Ağustos tarihli haberine göre çiftin Reem adını verdikleri bebeği, doğumundan birkaç hafta sonra Alman makamlarınca aileden alındı.
Mekdad, Alman makamlarının kendisini ailesi için “tehlike” olarak değerlendirdiğini, bebeğin annesine verilmesini sağlamak amacıyla Almanya’dan ayrılarak Belçika’ya geçtiğini söyledi. Alman makamları ise kişisel verilerin korunmasını gerekçe göstererek olay hakkında açıklama yapmadı.
Ailenin yaşadıkları 19 Mayıs’ta Hollanda’nın Zeist kentinde başladı. Hollanda polisi, tehdit ve mala zarar verme ihbarı üzerine müdahale edildiğini ve olayda bıçak bulunduğunu savunurken, yayımlanan görüntülerde hamile Mahmoud’un bir polis tarafından çekilerek yere düşürüldüğü görüldü. Polis daha sonra yaptığı iç incelemede müdahalenin güya güvenliği sağlamak için gerekli olduğu sonucuna vardı. Mekdad ise müdahale sırasında yaralandığını, sonrasında akciğerlerinde sıvı birikmesi sebebiyle iki kez ameliyat geçirdiğini söyledi.
Avrupa’nın yıllardır dünyaya pazarladığı “insan hakları”, “hukuk devleti” ve “insan onuru” nutuklarının Filistin söz konusu olduğunda nasıl bir yalandan ibaret olduğu bir kez daha görülüyor. Gazze’de İsrail’in katliamlarına karşı çıkarları gereği susan, terörist İsrail’e siyasî ve askerî desteğini sürdüren Avrupa, Filistinli bir aile kendi topraklarında en temel güvenlik ve aile hakkı meseleleriyle karşı karşıya kaldığında bütün güvenlik aygıtını harekete geçiriyor.
İsrail’in karşısında susan Avrupa, Filistinlinin karşısında aslan kesiliyor. Görülüyor ki, Batı’nın “evrensel değerler” söylemin aslında çıkarlarına hizmet ettiği sürece kullandığı bir maskeden ibaret... Gazze de dünyadaki rezilliklerin bir turnusol kağıdı...
Gazze’de İsrail’in önünü açan, kendi topraklarında ise Filistinliyi güvenlik tehdidi olarak gören bu kokuşmuş zihniyet, medeniyet iddiasındaki Avrupa’nın gerçek yüzünü gösteriyor. Menfaatleri söz konusu olduğunda İsrail’in tasmalı köpeğine dönüşenler, sıra Filistinliye geldiğinde insan haklarını, merhameti ve hukuku bir kenara atmakta tereddüt etmiyor.




