TRT tarafından düzenlenen NEXT by TRT World Forum için İstanbul'a gelen Amerikalı aktivistler Isra Chaker ve Bushra Amiwala, AA muhabirine, ülkedeki üniversitelerde düzenlenen protestolara ve ABD'nin İsrail'e desteğine dair değerlendirmelerde bulundu.

"Gençler olarak yeterince gürültü çıkaracağız"

Suriye kökenli Amerikalı aktivist Isra Chaker, ABD'de gençlerin ve öğrencilerin başını çektiği sosyal hareketliliğin yaşandığını söyledi.

Üniversitelerde kurulan kamplarda öğrencilerin "Filistin'in özgürleştirilmesi ve yasa dışı işgalin sona erdirilmesi" için yaptıklarının, Amerikalı siyasi yetkililerin şimdiye kadar yaptıklarından çok daha cesurca olduğuna işaret eden Chaker, "Suç ortağı üniversitelerimiz de dahil olmak üzere hepsi, 'Sistemlerimizi nasıl bozuyorsunuz?' sorusunu soruyorlar." diye konuştu.

Chaker, "Bu soykırımda suç ortağı olanların sistemini dağıtmaları için herkesin çalışması gerekiyor. Bunu yapmanın tek yolu da insanların harekete geçmeleri, örgütlenmeleri ve bu kamplarda yaptıkları gibi inanılmaz işleri yapmalarıdır." dedi.

Bu eylemlerin sosyal ve kültürel etki oluşturarak halk hareketine dönüştüğünü anlatan Chaker, protestolara katılan kişilerin sayısının her geçen gün arttığını ve üniversitelerin de öğrencilerin taleplerini dinlemek zorunda kaldığını dile getirdi.

Chaker, ABD Başkanı Joe Biden'ı İsrail'e destek konusundaki fikirlerinden döndüremeyeceklerine inandıklarına dikkati çekerek, şunları söyledi:

Siyonist ordu sözcüsü: "Hamas'ı ortadan kaldırabileceğimizi düşünenler yanılıyor" Siyonist ordu sözcüsü: "Hamas'ı ortadan kaldırabileceğimizi düşünenler yanılıyor"

"Çünkü kendisi 7 aydır sürekli uluslararası insancıl hukuk ihlalleri ve insan hakları ihlalleri konusunda çığlık atılmasına sebep oldu. Şu anda Gazze'de yaşananlara ABD de suç ortaklığı yapıyor ancak biliyoruz ki şu anda vereceği kararlarda onu etkileyemesek de sistemi bozmaya devam etmek ve günün sonunda ABD Başkanı olarak seçmenlerini dinlemek zorunda bulunduğunu hatırlatmak için gençler olarak yeterince gürültü çıkaracağız."

"Sesimizin kasım ayında sandıkta duyulmasını sağlayacağız." diyen Chaker, ABD'de Filistin'e desteğin her geçen gün arttığını ve Filistin'in özgürlüğü için düzenlenen gösterilere sadece Araplar ve Müslümanların katılmadığını, bunun kolektif hareket olduğunu vurguladı.

"Sistemin kendisine meydan okunduğunda karşılık vereceğini görüyoruz"

ABD halkının Filistin meselesine bakışıyla ilgili, "Şu anda özgür bir Filistin için çağrıda bulunduğumuzda, herkes için özgürlük çağrısında bulunduğumuzu, bunun ne kadar önemli olduğunu anlıyorlar." diyen Chaker, ahlaki ve insani açıdan bu yükümlülüğe sahip değilseniz o zaman vicdanlı ve ahlaki pusulası net bir insan olduğunuzu söylemenin kendisini için zor olduğunu söyledi.

Chaker, "Çünkü buna sahip olsaydınız Filistin yanlısı hareket için çağrıda bulunur, ateşkes çağrısı yapar, Gazze'deki kuşatmayı sona erdirir ve yasa dışı işgale son verirdiniz." dedi.

İsrail'in saldırıları başladığından beri Gazze'deki "soykırımın" sona erdirilmesi için düzenlenen pek çok protestoya katıldığını anlatan Chaker, her protestoda katılımın ve insan çeşitliliğinin arttığını, protestolarda hissettiği birlikteliğin hayatında daha önce hiç hissetmediği bir duygu olduğunu söyledi.

Chaker, ABD ve üniversite yönetimlerinin protestolara müdahalesine ilişkin, "Sistemin kendisine meydan okunduğunda karşılık vereceğini görüyoruz ancak sorun şu ki bu kadar büyük, bu kadar güçlü ve şu anda gerçeği bilen ve kurtuluş gelene kadar bu gerçek için savaşmaya ve iktidara gerçeği söylemeye devam edecek bir harekete karşı savaşamazsınız." dedi.

"Gençler, tarihteki tüm toplumsal davalarda her zaman ön saflarda yer almışlardır"

Northwestern Üniversitesi'nde okuyan aktivist Amiwala da öğrencisi olduğu üniversitede ve DePaul Üniversitesi'nde Filistin'e destek kamplarına katıldığını ve bildiriler okuduğunu söyledi.

Kamp gösterilerinin son derece barışçıl ve iyi organize edilmiş eylemler olduğuna dikkati çeken Amiwala, buna karşın DePaul Üniversitesi'ndeki kampın geçen günlerde polis zoruyla dağıtıldığını hatırlattı.

Amiwala, "Bence ABD, İsrail'in Gazze'deki katliamında suç ortağıdır. Onlar sorumludur. Silahları onlar veriyor ve bizim vergilerimiz orada olanları finanse etmek için kullanılıyor. Bu, çok talihsiz bir durum." ifadelerini kullandı.

ABD'de Filistin destekçilerinin sayısının arttığına dikkati çeken Amiwala, "Artık ikinci el bilgilere güvenmiyoruz. Gazze'de yaşanan katliam ve soykırımı birinci ağızdan yerinde görüyoruz. Bu da satır aralarında yazı yazılmamasını sağlıyor. Hikayenin bir tarafı var ya da hiç yok diye bir şey söz konusu değil. Sadece gerçekler var." diye konuştu.

Amiwala, sözlerini şöyle tamamladı:

"Filistin'de olup bitenlerle ilgili tarih eğitimi, öğrenciler, gösteriler, organize boykotlar ve sosyal medyadaki her şey tarafından veriliyor. Yaşananların silinmesi ya da gerçeğin arkasından dolanılması söz konusu değildir. Gençler, tarihteki tüm toplumsal davalarda her zaman ön saflarda yer almışlardır ve çok nadiren tarihin yanlış tarafında bulunmuşlardır. Dolayısıyla genç bir insan olmaktan ve bugün NEXT by TRT World Forum tarafından ağırlanmaktan gurur duyuyorum."