İngiltere merkezli Middle East Eye (MEE) haber sitesine konuşan mevcut ve eski Batılı yetkililer ile konuya aşina Arap kaynaklara dayandırılan habere göre Washington yönetimi, Libya'nın batısındaki Dibeybe ailesi ile doğusundaki Hafter ailesi üzerinden ülkeyi tek çatı altında toplamayı hedefliyor. Planın, her iki ailenin mevcut liderlerini yeni nesil isimlerle değiştirmeyi öngördüğü belirtildi.
Bir süredir devam eden bu diplomatik çabaların, petrol fiyatlarının küresel jeopolitik krizler nedeniyle yükselmesi ve ABD'li enerji şirketlerinin Afrika'nın kanıtlanmış en büyük petrol rezervlerine sahip ülkesine yeniden ilgi duymasıyla ivme kazandığı ifade ediliyor.
Libya Ulusal Petrol Kurumunun (NOC) gelirlerinin nisan ayında, yılın başındaki rakamların üç katına çıkarak 2,9 milyar dolara ulaştığı bildirilirken, Libya Petrol Bakanı'nın geçen hafta Washington'a gerçekleştirdiği ziyaretin de bu bağlamda dikkat çekici olduğu kaydedildi.
Uluslararası Kriz Grubu Kuzey Afrika Direktörü Riccardo Fabiani konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Bu plan birkaç aydır hazırlanıyor. ABD, bu iki aile arasındaki büyük pakt için zemin hazırlamaya çalışıyor." ifadelerini kullandı. Fabiani, "Daha fazla petrol arama faaliyetinden elde edilecek çok büyük gelirler var. Amerikalıların tüm bunlara büyük bir ilgisi bulunuyor." dedi.
- Libya Başbakanının değiştirilmesi planı
Sürecin, ABD'nin Afrika Özel Temsilcisi Massad Boulos tarafından yürütüldüğü kaydedildi. Washington yönetiminin, sağlık sorunları yaşadığı belirtilen mevcut Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe'nin yerine, kuzeni ve önemli bir siyasi figür olan İbrahim Dibeybe'nin geçmesini istediği iddia edildi.
Eski üst düzey bir Batılı yetkili ve konuya aşina Arap kaynaklara göre Boulos, bu değişimi nisan ayında Libyalı bir heyetin de katıldığı Antalya Diplomasi Forumu'nda Türkiye ile birlikte gündeme getirdi. İbrahim Dibeybe'nin, milyarlarca dolarlık dondurulmuş Libya varlıklarının serbest bırakılması konusunu özel olarak görüştüğü Boulos ile yakın bir ilişki kurduğu, bu durumun ABD basınında da yer aldığı bildirildi.
Öte yandan, ülkenin doğusunu kontrol eden Halife Hafter'in 35 yaşındaki oğlu Saddam Hafter'in de devlet başkanı olarak atanmasının planlandığı belirtildi. Boulos'un çabaları kapsamında İbrahim Dibeybe ve Saddam Hafter'in bu yılın başlarında Paris'teki Elysee Sarayı'nda görüşmeler gerçekleştirdiği kaydedildi.
Halife Hafter liderliğindeki silahlı güçlerin komutan yardımcısı olan Saddam Hafter'in, Türkiye gibi dış aktörlerle ilişkilerini çeşitlendirdiği ve 82 yaşındaki babasının yerine geçmek için ABD'nin tercih ettiği aday olarak öne çıktığı vurgulandı. Saddam Hafter'in geçen yıl Washington'a yaptığı ziyarette ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Başkan Yardımcısı ile de görüştüğü öne sürüldü.
- Libya'dan beklentiler değişti
Libya'da 2011 yılında Muammer Kaddafi'nin devrilmesinin ardından başlayan ve ülkeyi Trablus ile doğu olarak ikiye bölen istikrarsızlık sürecine atıfta bulunulan haberde, ABD ve diğer dış güçlerin ülkede demokratik seçimlerden umudunu kestiği ifade edildi.
MEE'ye konuşan eski bir Batılı yetkili, "ABD dahil tüm dış güçler Libya'da demokratik seçimlerden temel olarak vazgeçti. Tercihleri yerleşik ailelerle çalışmak ve ülkedeki kazanımları paylaştırmak." değerlendirmesinde bulundu. Yetkili ayrıca, bu planın Libya halkını tamamen devre dışı bıraktığını ve ters tepebileceği uyarısında bulundu.
Dibeybe ailesinin batıdaki bazı güçlü silahlı grupları yanına çekmesine rağmen diğer grupların muhalefetiyle karşılaştığı, Saddam Hafter ile güç paylaşımına yönelik herhangi bir çabanın ise özellikle Misurata'daki dinamik iş dünyası tarafından hoş karşılanmayabileceği belirtiliyor. Libya Başmüftüsü Sadık el-Gıryani'nin de geçen ayın sonlarında taraflar arasında herhangi bir güç paylaşımı anlaşmasına karşı çıktığı hatırlatıldı.
- Aile içi rekabet ve yeni bir süreç beklentisi
Hafter ailesinin doğuda sıkı bir kontrole sahip olmasına rağmen kendi içinde bölünmeler yaşadığı, Saddam Hafter'in askeri kontrolü sağlamlaştırırken özellikle Bingazi'deki kalkınma ve yeniden inşa fonunu yöneten kardeşi Belkasım ile rekabet içinde olduğu biliniyor.
Royal United Services Institute (RUSI) Libya Uzmanı Celal Harchaoui, "Şu an ne Dibeybe ailesi ne de Hafter ailesi bütünleşik bir birim. Bu durum aslında bir değişimi mümkün kılabilir. Mevcut statüko sürdürülebilir değil ve eğer yeni bir hükümet açıklanırsa bu yeni bir sürecin başlangıcı olur." şeklinde konuştu.
- ABD'li şirketlerin Libya'ya dönüşü ve petrol kapasitesi tartışmaları
Eski bir ABD'li yetkili, mevcut yönetimin iktidar aileleri arasındaki buzları eritme politikasını kademeli olarak sürdürdüğünü, dondurulmuş milyarlarca dolarlık varlığı serbest bırakma ve iş anlaşmaları yapma konusundaki çabaların diplomasi çarklarını hızlandırdığını dile getirdi. Yetkili, "Bu, Libya'yı ABD'li petrol şirketleri için erişilebilir kılma niyetini taşıyan hükümet çapında bir inisiyatif. Kabul edelim ki BM'nin seçim süreci işe yaramadı." dedi.
Sahada ise bazı somut adımların atıldığı görülüyor. Libya Merkez Bankasının nisan ayı başında on yılı aşkın bir süredir ilk kez birleştirilmiş bir bütçe açıklaması ve geçen ay ABD liderliğindeki Flintlock askeri tatbikatları kapsamında doğu ve batı Libya güçlerinin Sirte'de birlikte eğitim alması dikkat çekici gelişmeler olarak kaydedildi.
Bölgedeki gerilimlerden önce de ABD'li enerji şirketlerinin Libya'da fırsat arayışında olduğu, şubat ayında Chevron'un Sirte havzası için arama ruhsatı aldığı, ağustos ayında ise Exxon Mobil'in NOC ile Libya'ya yeniden giriş için mutabakat zaptı imzaladığı belirtildi.
Bununla birlikte, uzmanlar Libya'nın küresel pazarda kaybedilen enerji hacmini tek başına telafi edemeyeceği konusunda uyarıyor. "Libya ve Küresel Sürekli Düzensizlik" kitabının yazarı Jason Pack, "Libya'nın küresel anlamda kısa vadede büyük miktarlarda petrol tedarik edebileceği fikri gerçekçi değil. Libyalıların daha fazla petrol üretememesinin nedeni dış destek eksikliği değil, kendi içlerindeki organizasyon sorunlarıdır." ifadesini kullandı.
- Türkiye ve Mısır'ın tutumu ile Rusya'yı zayıflatma hedefi
Uzmanlara göre, dış güçlerin sahadaki aktörlerle bağlarını çeşitlendirmesi, Libya'nın önde gelen iki ailesinin enerji gelirlerini paylaşmaya yaklaşmasını daha ulaşılabilir kılıyor. Saddam Hafter'in Türkiye ile ilişkilerini geliştirdiği ve Suudi Arabistan'ın himayesinde Pakistan'dan bazı askeri destekler almaya başladığı aktarıldı. Bir dönem Trablus hükümetine karşı çıkan Mısır'ın ise hükümetle bağlarını güçlendirdiği ve Ankara ile ilişkilerini yeni bir döneme taşıdığı ifade ediliyor.
Jason Pack konuya ilişkin, "Türkler ve Mısırlılar iki tarafın birlikte çalışmasına istekliler çünkü siyasi bağlam geçmiştekinden çok farklı." yorumunu yaptı.
Uzman Harchaoui ise Libya'da sahadaki en güçlü aktörlerden biri olan Türkiye'nin bu sürece desteğinin önemine işaret ederek, "Türkiye'nin muhtemelen hazırlanmakta olan bu yeni diplomatik süreçten memnun olduğuna dair bazı işaretler var ve bu çok önemli." değerlendirmesinde bulundu.
Ayrıca Washington'un, bu süreçte Hafter ailesi ile ülkenin doğusunda paralı askerler bulunduran Rusya arasına mesafe koymak için bir fırsat gördüğü ifade ediliyor. Harchaoui, "ABD'yi Libya'ya çeken şey sadece para değil. Rusya'nın Afrika'nın bazı bölgelerinde gerilediği bir dönemde, Libya'da da benzer bir durumun yaşanabileceğini düşünmek mantıksız değil." sözleriyle bölgesel jeopolitik rekabetin altını çizdi.