İngiltere'de Başbakan Keir Starmer'ın istifasının ardından İşçi Partisi liderliğine ve başbakanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan Andy Burnham, partisinin terörist İsrail'in Gazze saldırılarına verdiği ilk destek nedeniyle kamuoyundan özür diledi. 7 Ekim'de başlayan Aksa Tufanı'nın küresel çapta doğurduğu siyasi kırılma, Batılı liderleri geleneksel İsrail politikalarında geri adım atmaya zorlamaya devam ediyor.

İngiliz The Guardian gazetesine konuşan Burnham, İsrail'in askeri harekatının başlangıcında İşçi Partisi'nin doğru tutum sergilemediğini belirterek, "Yanıtımız yeterince iyi değildi, daha iyisini yapmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Bu açıklama, 7 Ekim'den bu yana İngiltere siyasetinde yaşanan değişimin somut bir göstergesi olarak okunuyor. Burnham’ın özrünün temelinde, Aksa Tufanı'nın dünya genelinde ve İngiltere özelinde soğurduğu büyük kırılma yatıyor. 7 Ekim öncesinde İngiltere'nin İsrail'e verilen kayıtsız şartsız destek, siyasetçiler için güvenli bir alandı. Ancak Gazze'deki yıkımın boyutları ve bu yıkımın engellenememesi, İngiltere'de büyük çaplı protestolara yol açtı.

Keir Starmer yönetimindeki İşçi Partisi, ilk günlerde İsrail'in "kendini savunma hakkını" öne çıkarıp Gazze'deki ihlallere sessiz kalınca, parti içindeki Müslüman seçmenler ve muhalif kesimler partiden hızla uzaklaştı. Burnham’ın bugün "özür dilemek" zorunda kalması, bu seçmen kitlesinin gücünü ve Gazze meselesinin Batı'da artık görmezden gelinemeyecek bir siyasi maliyet yarattığını gösteriyor.

Burnham, İngiltere'nin ateşkes çağrısı yapmakta çok yavaş kaldığını belirterek, İsrail hükümetine baskı yapmak için daha fazlasını yapmaları gerektiğini söyledi. Burnham bu baskının, yasa dışı Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerle mal ticaretinin yasaklanmasını ve kişi/kurumlara yaptırımları içerebileceğini ifade etti. Bu vaatler, İngiltere'nin geleneksel politikasında çatlaklar oluştuğunu ve kamuoyu baskısının siyasetçileri doğrudan ticari yaptırımları telaffuz etme noktasına getirdiğini kanıtlıyor.

En kritik nüanslardan biri de Burnham'ın Gazze'deki durumu "soykırım" olarak nitelendirmekten kaçınması. Gazze halkının yaşadıklarından dehşete düştüğünü ve savaş suçları işlendiğine dair artan kanıtlar olduğunu söyleyen Burnham, nihai kararın siyasetçiler tarafından değil, uluslararası mahkemeler tarafından verilmesi gerektiğini savundu. Bu durum, Burnham'ın geri adımının tam bir sistem karşıtlığı olmadığını; partisinin kan kaybeden oylarını kurtarmak için pragmatik (faydacı) bir siyaset izlediğini gösteriyor. "Soykırım" kelimesinin hukuki ve siyasi bağlayıcılığından kaçınarak, sorumluluğu uluslararası mahkemelere havale edip İngiltere'yi diplomatik olarak korumaya çalışıyor.

Kısa süre önce Makerfield bölgesindeki ara seçimi kazanarak gücünü pekiştiren ve 322 milletvekilinin desteğini arkasına alan Burnham, başbakanlık yolundaki en büyük engeli kaldırmaya çalışıyor. Burnham'ın bu açıklamaları, Aksa Tufanı'nın sadece Orta Doğu'da değil, İngiltere gibi köklü Batı demokrasilerinde de "hakikatin üzerinin örtülemeyeceğini" ve siyasetçileri halkın tepkisi karşısında politikalarını revize etmeye, hatta özür dilemeye mecbur bıraktığını ortaya koyan net bir siyasi gelişme olarak kayıtlara geçti.

Ukrayna yakında ABD'den Patriot füzeleri alacak
Ukrayna yakında ABD'den Patriot füzeleri alacak
İçeriği Görüntüle

Baran Dergisi, AA