İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçları kapsamında başlatılan soruşturma neticesinde gözaltına alınan Göktaş, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Mukaddes kitabı 600’lü yıllarda çıkmış bir "yayınevi projesi" gibi aşağılık bir şekilde eşitlemeye kalkan Göktaş’ın hezeyanları, toplumun geniş kesimlerinde büyük bir infiale sebep olmuştu. Bir buçuk saatlik tıraşını denkleştirmek için üç yıl kıvranan, kurgu odasında avukat avukat gezip "bunu s.kerler!" diye anksiyete krizlerine giren bir muvazaa kuklasının vaziyeti komik bile değil, aslında gülünçtür!.
Histerik hahkahalar
Karşısındaki idealsiz, ruhen tefessüh etmiş güruhun fırlattığı histerik kahkahalar ise ölü ruhlarından sızan kan damlalarıdır. Harbiye panayırında boy gösteren bu seküler getto soytarısının sahnedeki sayıklamalarını "mizah" diye yutan sığır sürüsü de aynı zihniyet bataklığının mahsulüdür.
Saçını kesip sahnede "flörtöz İslâmcı gence benzedim" diyerek kırıtan bu deterjan reklamı estetiği artığı müptezele ve onu fonlayan lağım şebekesine artık sürenin dolduğu açıkça ilan edilmiştir. Steril sahnelerin ve kurumsal sponsorların sağladığı risksiz kulübelerin kimseyi korumaya yetmeyeceği bir kez daha görülmüştür. Hakikatin hiddeti ve Müslüman Anadolu’nun ihtilalci öfkesi, haddini aşanların ensesinde olmaya devam edecek; mukaddesatın intikamı topyekûn bir tasfiyeyle mühürlenecektir.




