Almanya, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en uzun ekonomik durgunluk dönemini yaşarken, otomotiv sektöründeki gerilemeyi savunma sanayisini temel büyüme motoruna dönüştürerek aşmayı hedefliyor. The Wall Street Journal’ın analizine göre Berlin yönetimi, üretim kapasitesini ve iş gücünü Avrupa’nın kilit savunma üssü olma hedefi doğrultusunda yeniden yapılandırıyor.
The Wall Street Journal (WSJ) tarafından yayımlanan analizde, Almanya’nın otomotiv sektöründeki sanayi gücünü savunma üretimine yönlendirdiği ve ülkenin fiilen bir “silah fabrikasına” dönüştüğü aktarıldı. Habere göre Berlin yönetimi, ülkeyi Avrupa savunma sanayisinin merkezi üretim üssü haline getirme stratejisi izliyor.
Söz konusu stratejik yönelim; İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülen en uzun süreli ekonomik durgunluk, Çin ile otomobil üretiminde artan rekabet ve Alman araçlarına yönelik dış talebin düşmesi gibi faktörlerin gölgesinde hayata geçiriliyor. Yayında yer alan hükümet istatistiklerine göre, bir dönem sanayinin lokomotifi olan otomotiv sektörü de dahil olmak üzere Alman endüstri her ay yaklaşık 15 bin istihdam kaybı yaşıyor.
Otomotiv Devlerinin Kar Marjlarında Keskin Düşüş Yaşanıyor
Ülkenin en büyük otomobil üreticilerinin finansal verileri, sektördeki kötüleşmeyi açıkça ortaya koyuyor. Mercedes-Benz’in 2025 yılındaki karı yüzde 49 oranında azalırken, Volkswagen’de bu oran yüzde 44 olarak kaydedildi. Porsche’nin faaliyet karının ise 2024 yılına oranla yüzde 98 seviyesinde gerilediği bildirildi.
Alman yetkililerin, eski endüstriyel modeli canlandırma çabalarından büyük ölçüde vazgeçerek savunma sektörünü ana büyüme faktörü olarak belirlediği ifade ediliyor. Konuya aşina kaynaklar, boşa çıkan üretim kapasitelerinin ve işten çıkarılan personelin bu yeni üretim segmentine kanalize edildiğini belirtiyor.
Üretim Bantları Savunma Teknolojilerine Göre Çeşitlendiriliyor
Alman rulman üreticisi Schaeffler’in Üst Yöneticisi (CEO) Klaus Rosenfeld, şirketin üretimini şimdiden çeşitlendirmeye başladığını; dron motorları, zırhlı araç sistemleri ve havacılık ekipmanları üretmeye odaklandıklarını açıkladı. Rosenfeld, savunma iş kolunun toplam cirodaki payını yüzde 10 seviyesine çıkarmayı planladıklarını dile getirdi.
WSJ’nin haberinde ayrıca Volkswagen’in, 2027 yılına kadar Demir Kubbe hava savunma sistemi için parça üretmek amacıyla İsrailli şirketlerle görüşmeler yürüttüğü bilgisi paylaşıldı. Tahrik sistemleri üreticisi Deutz AG’nin CEO’su Sebastian Schulte ise işletmedeki hızlandırılmış dönüşümün Ukrayna’daki çatışmaların başlamasıyla tetiklendiğini vurguladı.
Şirketin Patriot sistemleri, insansız hava araçları ve zırhlı araçlar için motor tedarik etmeye başladığını ve yeni savunma alanlarına yatırım yaptığını belirten Schulte, esnek üretim zincirleri sayesinde kitlesel işten çıkarmaların önüne geçtiklerini ve son bir yılda ciroda yüzde 15 artış sağladıklarını kaydetti. Schulte, “Rekabet avantajımız istikrarlı tedarik zincirlerimizdir; motorlar ve madencilik ekipmanları için çalışan sistemler, savunma sanayisi için de çalışacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Almanya Avrupa Savunma Yatırımlarının Merkezine Yerleşiyor
Uzmanlar, atıl sanayi kapasitesi, devlet desteği ve yatırım akışının birleşmesiyle Almanya’nın kısa sürede Avrupa savunma sanayisinde kilit bir rol üstlenebileceği görüşünü paylaşıyor. Haberde yer alan verilere göre, Avrupa’daki savunma teknolojilerine yönelik risk sermayesi yatırımlarının yaklaşık yüzde 90’ı Alman şirketlerine yöneliyor ve bu durum ülkenin sektördeki konumunu güçlendiriyor.
Reuters’ın mart ayı başındaki haberine göre, Avrupa’nın en büyük mühimmat üreticisi Rheinmetall, otomobil parçası üreten iki fabrikasını askeri ekipman üretimine odaklanacak şekilde dönüştürmeye başladı. Ukrayna tarafından da kullanılan TRML-4D radar sistemlerini üreten Hensoldt şirketinin ise Bosch ve Continental gibi büyük otomotiv tedarikçilerinden yaklaşık 200 çalışanı istihdam etmek üzere görüşmeler yürüttüğü bildirildi.
Hensoldt CEO’su Oliver Doerre, otomotiv endüstrisinin yaşadığı zorluklardan fayda sağladıklarını ifade ederek, yapılacak yatırımlarla TRML-4D radar sisteminin yıllık üretimini iki katından fazla artırarak 25 ila 30 üniteye çıkarabileceklerini söyledi.
Berlin Savunma Bütçesini İki Katına Çıkarmayı Hedefliyor
Geçen yılın sonunda Washington Post, Almanya’yı Avrupa’nın yeniden silahlanma sürecinin “başlıca faydalanıcısı” olarak nitelendirmişti. Gazete, artan Rusya tehdidi ve ABD’nin kıtanın ana koruyucusu olma rolünden uzaklaşabileceği endişesiyle Avrupalı liderlerin bağımsız bir savunma kapasitesi oluşturma çabalarını yoğunlaştırdığına dikkat çekmişti.
Alman hükümeti, Ağustos 2025’te ordunun mevcut mevcudunu artırmaya yönelik bir planı onayladı. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Berlin’in kendi ordusunu tüm NATO için bir model haline getirmeyi amaçladığını ifade etti. Bloomberg’in temmuz ayındaki bir haberine göre ise Almanya, 2029 yılına kadar yıllık savunma bütçesini 162 milyar avroya yükselterek mevcut seviyesini fiilen iki katına çıkarmayı planlıyor.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, bu planların Batı Avrupa’daki siyasetçilerin “Avrupa’yı Rusya’ya karşı bir savaşa hazırlama” rotasıyla uyumlu olduğunu dile getirdi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise Avrupa ülkelerinde güçlü militer eğilimlerin bulunduğunu belirterek, “Askeri bütçeleri artırmak için kendilerini zorluyorlar. Bu durum ekonominin aşırı gerilmesine yol açıyor ve orta vadede daha ağır sonuçlar doğuracaktır” ifadelerini kullandı.




