Avrupa güvenlik politikaları artık sadece sahada yürütülen askerî hamlelerle sınırlı kalmıyor. Siber taarruzlar, kritik altyapı tesislerinin emniyeti, enerji hatlarının korunması, düzensiz göç hareketleri ve yeni nesil harp teknikleri, mevcut güvenlik stratejilerinin ana omurgasını oluşturuyor. Bu sebeple Paris ile Londra arasında tesis edilen temas hattının sadece askerî saha ile kısıtlı tutulmayacağı, teknolojik ve diplomatik kanalları da ihtiva edeceği belirtiliyor.
Kıta genelinde yeni jeopolitik denklem
Geçtiğimiz aylarda düzenlenen üst düzey zirveler ve yapılan ortak beyanatlar, Avrupa'nın kendi öz savunma imkânlarını tahkim etme arzusunu daha belirgin hâle getirdi. İngiltere ile Fransa'nın imza attığı son mutabakat, değişen jeopolitik güç dengeleri karşısında daha hızlı ve ortak hareket etme arayışının doğrudan bir neticesi olarak öne çıkıyor. Vaşington merkezli küresel baskılar ile bölgesel krizler arasında bocalayan Avrupa yönetimi, bu adımlarla kıta üzerindeki nüfuzunu korumayı hedefliyor.





