Moskova’dan Türk Devletleri Teşkilatı hamlesi
Moskova’dan Türk Devletleri Teşkilatı hamlesi
İçeriği Görüntüle

Kendi halkının refahını hiçe sayıp kaynaklarını emperyalist hesaplara ve savaş siyasetine heba eden Avrupa hükümetleri, kapıya dayanan büyük bir infial dalgasıyla karşı karşıya.

Kıta sathında infial

Kıtanın dört bir yanında derinleşen hayat pahalılığı, iflas eden eğitim siyaseti ve barınma krizi kitleleri meydanlara döktü. Fransa'da yüz binlerin katılımıyla hükümetin bütçe planları protesto edilirken, Almanya'nın 34 şehrinde gençler sokaklara taştı. Arnavutluk'ta güvenlik güçleriyle çatışmalar yaşanırken, Portekiz'de fahiş kiralara ve konut krizine karşı çadır kuran fertlere kolluk kuvvetleri sert müdahalelerde bulundu.

İngiltere'de ise terörist İsrail'in Gazze'deki soykırımına karşı Filistin halkının yanında duran vicdan sahibi kitleler hedef alındı. Katil Siyonist rejime ve onun hamisi Vaşington yönetimine arka çıkan Londra idaresi, Filistin'e destek yürüyüşlerine katılan çok sayıda göstericiyi hukuksuz şekilde gözaltına alarak tahammülsüzlüğünü bir kezdaha ifşa etti.

Kasım ayı boyunca grev

Sokaklardaki tansiyon süratle tırmanırken, işçi ve memur sendikaları Kasım ayını kapsayan kapsamlı grev takvimini ilan etti. Sanayiden ulaşıma, sağlıktan limanlara kadar pek çok sahada çarklar duracak.

Almanya'da 2-6 Kasım tarihlerinde metal ve elektrik sektöründe planlanan uyarı grevleriyle ilk işaret fişeği atılacak. Fransa'da 5 Kasım'da kamu ve özel sektör çalışanları demiryolu personelinin de katılımıyla genel greve gidecek.

İtalya'da 6 Kasım'da ulaşım ve liman işçileri iş bırakacak. 9 Kasım'daki demiryolu eylemlerini, 20 Kasım'da ülkenin en büyük sendikal konfederasyonu CGIL'in genel grev çağrısı takip edecek. İspanya'da ise 10-12 Kasım'da makinistlerin grevi, 11 Kasım'da ise yurt sathındaki genel grev hayatı kilitleyecek. Portekiz'de de İberya genelinde ortak grev çağrıları karşılık buluyor. Sağlık sahasındaki çöküşün merkezi haline gelen Birleşik Krallık'ta da hekimler Kasım ayının muhtelif günlerinde iş bırakarak hastaneleri işlevsiz kılacak.

Halkın parası savaşa, faturası emekçiye

Kıta çapındaki eylemlerin temelinde; eriyen maaşlar, karşılanamaz hale gelen fahiş kiralar ve çöken kamu hizmetleri yer alıyor. Almanya'da sanayi çalışanları iş güvencesi isterken, Fransa'da sendikalar bütçe kesintilerine karşı duruyor. İspanya ve Portekiz'de barınma hakkı gasbedilen milyonlar sesini yükseltiyor.

İtalya'daki eylemlerde ise doğrudan Batı'nın savaş siyaseti hedef tahtasında. Sendikalar, hayat pahalılığına karşı mücadele ederken kaynakların silahlanmaya ve askeri harcamalara aktarılmasına karşı çıkıyor; halkın vergilerinin savaşa değil, temel geçim kaynaklarına tahsis edilmesini talep ediyor. Hükümetlerin sermaye yanlısı tutumu, kıtayı topyekûn bir toplumsal patlamanın eşiğine sürüklemeye devam ediyor.