Takdim
Bir parmağını hareket ettiriyorsun. Bir hayat geçiyor önünden. Sonra bir başkası… Biraz eğleniyor, biraz öfkeleniyor, biraz imreniyorsun. Kaydırıyorsun, izliyorsun, tüketiyorsun. Saatler, günler, aylar geçiyor. Peki, sen başkalarının hayatlarını seyrederken kendi hayatına ne oluyor?
Başkalarının fikirleriyle zihnini, beğenileriyle ölçülerini, tercihleriyle hayallerini şekillendiriyorsun. Ne düşüneceğini, neye kızacağını, neyi seveceğini sosyal rüzgârlar belirliyor. Kendi sesini duyamaz, kendi istikametini tayin edemez hâle geliyorsun. Dahası, bunu özgürlük zannediyorsun!
SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ
Bir prensibin yok; eğilimlerin var. Bir istikametin yok; kalabalıkların peşinde sürüklenen tercihlerin var. Popüler olanı doğru, çok beğenileni değerli, çoğunluğun kabul ettiğini hakikat sanıyorsun. Düşünmenin zahmetinden, itiraz etmenin bedelinden, farklı olmanın yalnızlığından kaçıyorsun.
Konformizmin en tehlikeli biçimi de budur: İnsanın kendi esaretini özgürlük, savruluşunu tercih zannetmesi!
Oysa şahsiyet, kalabalıklarla aynı şeyi düşündüğünde değil, gerektiğinde kalabalıkların karşısında durabildiğinde ortaya çıkar. Peki, hangi fikrin gerçekten sana ait? Neyi kendi muhasebenden geçirerek benimsedin? Başkalarının hayatına özenirken kendi hayatından vazgeçtiğinin farkında mısın?
Belki de en büyük kaybın zaman değil; zamanın içinde kaybettiğin kendinsin!
Bu sayımızda, dijital dünyanın görünmez tahakkümünü, sosyal yönlendirmelerin insan iradesi üzerindeki tesirini ve konfor uğruna terk edilen şahsiyeti sorguluyoruz.
Şimdi parmağını durdur ve kendine sor:
Sen hayatını mı yaşıyorsun, yoksa başkalarının hayatını seyrederken kendi ömrünü mü tüketiyorsun?
Çünkü parmağının ucunda kayan yalnızca görüntüler değil; geri gelmeyecek olan senin hayatın!
İÇİNDEKİLER
– “Suçüstü Yakala Kendini” – Ömer Emre Akcebe
– Sakarya Üniversitesinde “Necip Fazıl ve Gençlik” Programı Yapıldı
– Krallık ve Saltanatın Yeri ve Raşit Halifelikle Mukayesesi – İbrahim Tatlı
– Batı’nın Hürriyet Anlayışı ve Hakiki Hürriyetin Ölçüsü
– “Ben Lafımı Esirgemem” Diyen “Samimi” Öküzlere... – Yavuz Arslan
– Esseyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri
– Necip Fazıl’ın Siyah Pelerinli Adam’ı ve Goethe’nin Faust’u – Betül Deniz
– Eş-Şîrâzî’nin Düstûrü’l-Vüzerâ Eserinin Tercümesi -III- – Ömer Faruk Sakin
– Salih Mirzabeyoğlu’nun Büyük Muztaribler -4- Eserine Dair -IV- – Mehmet Sami Pınar
Röportajlar
– Prof. Dr. Sami Şener: Medeniyet Anlayışımıza Uygun Yerli Sosyolojiye İhtiyaç Var
– İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık: Popüler Kültür Evliliği Yük, Çocuğu da Hayat Kalitesini Azaltan Bir Unsur Gibi Anlatıyor
– Prof. Dr. Ali Seyyar: İslâm Dünyasından Gelen Paralar, Afet İnan Gibi “Makbul Elit”lere Harcandı





