Türkiye’yi kendisini kucaklayıp sahip çıkacak bir kardeş olarak görüp sığınan, canını ve namusunu emanet eden mazlum muhacirlerin çilesi bitmek bilmiyor. İçişleri Bakanı'nın değişmesinin GGM zulmünü bitirmediği denklemde son kurban, İstanbul’da iki küçük evladıyla hayat mücadelesi veren 31 yaşındaki Uygur Türkü Yakup Celil oldu. 24 Şubat 2026 Salı günü sabaha karşı 05.00 sularında, herhangi bir somut suçlama veya yargı kararı sunulmaksızın Sefaköy'de evi basılan Celil, ailesinin gözleri önünde Geri Gönderme Merkezi’ne (GGM) sevk edildi.

"Ülkene geri gönderileceksin"

O tarihten bu yana iki küçük çocuğuyla yalnız kalan eşinin feryadı, bürokrasinin soğuk duvarlarında yok sayılmaya deva ediyor. Yakup Celil, 26 Şubat gecesi ailesiyle yapabildiği kısa telefon görüşmesinde, kendisine doğrudan "ülkene geri gönderileceksin" denildiğini aktardı. Aile; Celil’in Çin ya da Tacikistan’a gönderilmesinden, yani bile bile ölüme teslim edilmesinden endişe duyuyor. Biri 3 yaşında, diğeri henüz 7 aylık iki bebeğin babasız bırakılması pahasına yürütülen bu süreç, sosyal medyada büyük tepkiyle karşılaştı.

Çifte vatandaş Yahudi katillere çifte standart

Memleketin emniyet ve istihbarat birimleri mazlumun peşine düşmekten, asıl tehlikeye vakit mi bulamıyor? Vatanımızda çifte vatandaşlık zırhına bürünüp Gazze’de soykırım işleyen, bebek kanına doymayan Yahudi katiller bu memleket için en büyük tehlikeyi teşkil ederken, onların kılına dahi dokunmamak hangi akla hizmettir? Soykırımcı İsrail saflarında cinayet işleyip elini kolunu sallayarak Türkiye’ye tatil yapmaya gelenlere kucak açan sistemin; sıra bir mazluma, bir muhacire, bir Uygur Türküne gelince aslan kesilmesi, tahammül edilebilecek bir fecaat değildir.

Öz kardeşini celladına ikram eden pespaye vaziyet

Mübarek Ramazan ayında Doğu Türkistan’da orucu, iftarı, sahuru ve her türlü İslami kimliği yasaklayarak soykırımı derinleştiren Çin’e bir mazlumun daha iade edilmesi, akla hayale sığmayacak bir insaf yoksunluğudur. Bakanlar değişiyor, koltuk sahipleri yenileniyor; lakin GGM koridorlarında yürütülen bu "teslimat" zihniyeti bir türlü değişmiyor.

GGM zulümlerinin önü artık kesilmelidir

Hak savunucuları, geri gönderme işlemlerinde uluslararası koruma başvurularının dikkate alınması gerektiğini, aksi halde "geri gönderme yasağının" (non-refoulement) açıkça ihlal edileceğini vurguluyor. Ancak mesele sadece hukuk değil, bir iman ve haysiyet meselesidir. 7 aylık bebeğin süt kokusuna hasret bırakıldığı bu zulüm, Türkiye’nin alnında büyük bir zillet ve vebal lekesi olarak kalmayacak mıdır? Eski İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya döneminde tavan yapan GGM zulümlerinden ibret alınmayacak mıdır? Yeni İçişleri Bakanı daha evvelki bu rezaletin tekrar etmesinin derhal önünü almalı aynı zillete asla düşmemelidir. Yakup Celil’in derhal serbest bırakılması ve vatanımızdaki asıl habis ur olan Siyonist katillerin temizlenmesi gerekmektedir.

Afganistan'dan Pakistan'a misilleme: Sınır hattında gerilim yükseliyor
Afganistan'dan Pakistan'a misilleme: Sınır hattında gerilim yükseliyor
İçeriği Görüntüle

Baran Dergisi