ABD Temsilcisi Tom Barrack, Halep'in Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerindeki hareketliliği "ciddi bir endişeyle" takip ettiklerini belirterek; Suriye rejimi, PKK/YPG (DSG) ve sahadaki diğer aktörlere "düşmanlıklara son verin" çağrısı yaptı.
Barrack, yazılı açıklamasında Suriye rejiminin son dönemdeki adımlarını "istikrar hamlesi" olarak nitelerken, terörist İsrail ile yapılan görüşmeleri de "bölgesel barışa yönelik çok önemli bir adım" olarak tanımladı. Vaşington’un yaklaşımı, bölgedeki siyonist çıkarlar ile SDG'nin rabıtasını bir kez daha ortaya koydu. Barrack, ABD Başkanı'nın "Ortadoğu barış girişimleri" adını verdiği projelerini koruma altına almak için bölgedeki tüm unsurları "yıkıcı dış güçlere" karşı birleşmeye çağırdı.
Açıklamasında "Sünni, Kürt, Dürzi, Hristiyan ve Alevi" gibi kimlikler üzerinden bir Suriye vizyonu pazarlayan Barrack, aslında parçalanmış ve ABD kontrolüne girmiş bir yapı arzuladıklarını gizlemedi. SDG ile rejim arasındaki güvenlik koordinasyonunu ve ortak yönetimi "ulusal birlik" olarak pazarlayan Barrack, çatışmaların bu "entegrasyon" sürecine zarar vermesinden korkuyor. ABD, Halep ve çevresindeki dengelerin kendi aleyhine değişmesine engel olmak adına "itidal" ve "diyalog" söylemleriyle zaman kazanmaya çalışıyor.





