Almanya’nın başkenti Berlin’de başörtülü bir kadına yönelik saldırı, Avrupa’da giderek artan İslam’a tahammülsüzlüğü bir kez daha açığa çıkardı. Gesundbrunnen metro istasyonunda yaşanan olayda, 65 yaşındaki başörtülü Alman kadın, 44 yaşındaki bir Alman erkeğin sözlü ve fiziksel saldırısına uğradı.
Basına yansıyan bilgilere göre saldırgan, kadına hakaret etti, tükürdü ve yere itti. Saldırganın olay sırasında 1,1 promil alkollü olduğu tespit edilirken, polis tarafından gözaltına alındığı ve hakkında yabancı düşmanlığı, hakaret ve yaralama suçlarından soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Saldırıya uğrayan kadının Alman vatandaşı olması, olayın ırkçı ya da demografik kaygılarla izah edilemeyeceğini ortaya koydu. Hedef alınan şey yabancılık değil; İslam’ı tercih etmiş ve bunu başörtüsüyle açıkça taşıyan bir Alman kadındı. Bu durum, Avrupa’da İslam’ın kitlelerce kabul edilmesinden sonra Batı halkının duyduğu hazımsızlıktan kaynaklandığını gösterdi.
Özellikle Aksa Tufanı sonrası süreçte İslam’ın Avrupa’da daha geniş kitlelerce kabul görmesi, yerli halktan Müslümanların artması ve Filistin meselesinin vicdanları harekete geçirmesi, bu hakikati kabullenemeyen çevreleri daha saldırgan hâle getirdi. Berlin’de yaşanan saldırı, İslam’a yönelen bu teslimiyetin, ona tahammül edemeyen “uyuz” tipleri nasıl çoğalttığını açık biçimde ortaya koydu.




