Seyyid Abdülbaki El-Hüseyni Hazretleri, 2 Mayıs 1949 tarihinde Adıyaman’ın Kâhta ilçesinin Menzil köyünde dünyaya gelmiştir. Babası, Menzil yolunun kurucusu büyük veli Seyyid Abdülhakim el-Hüseyni (Gavs-ı Bilvanisî) Hazretleri; ağabeyi ise kendisinden önce postnişin olan Seyyid Muhammed Raşid Erol Hazretleri'dir.
Soyu, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) soyundan gelen "Seyyid" silsilesine dayanmaktadır. Bu asil nesep, onun hayatı boyunca taşıdığı ağır sorumluluğun ve manevi vakarın da kaynağını oluşturmuştur. Çocukluğu ve gençliği, babasının irşad halkasında, yoğun bir tasavvufi iklim ve ilim meclisleri içerisinde geçmiştir.
Abdülbaki Hazretleri, temel dini eğitimini ve tasavvuf terbiyesini bizzat babası Seyyid Abdülhakim el-Hüseyni Hazretleri’nden almıştır. Ardından Doğu Anadolu’nun en önemli ilim merkezleri ve medreselerinde klasik usulde fıkıh, tefsir, hadis ve akâid dersleri okumuştur.
Gençlik yıllarında Siirt, Van ve Adıyaman gibi bölgenin en köklü ilim havzalarında bulunmuş, buralardaki seçkin müderrislerin rahle-i tedrisinden geçerek klasik İslam ilimlerinde derinleşmiştir. Aldığı bu sağlam ilmi altyapı, ilerleyen yıllarda irşad faaliyetlerinin fikri zeminini oluşturmuştur. O, edindiği şer'î bilgileri yalnızca teorik birer müktesebat olarak bırakmamış, tasavvufi ahlakla mezcederek hayatının merkezine yerleştirmiştir. Gençlik yıllarında geçirdiği ağır verem hastalığına ve fiziki zorluklara rağmen ilim tahsilinden, ibadet ve riyazet hayatından asla taviz vermemiştir.
İrşad Dönemi
1993 yılında ağabeyi Seyyid Muhammed Raşid Erol Hazretleri’nin vefatının ardından irşad postuna oturan Gavs-ı Sânî Hazretleri, yaklaşık otuz yıl boyunca bu kutsal vazifeyi sürdürmüştür. Bu süre zarfında Menzil köyünü adeta asr-ı saadet ikliminin solunduğu, dünyanın dört bir yanından gelen insanların sığındığı devasa bir ilim ve irfan merkezine dönüştürmüştür. Onun irşadının en belirgin vasıflarından biri, kitleleri kötülüklerden uzaklaştırıp temiz bir hayata sevk etmesidir. Milyonlarca insanın içki, kumar, uyuşturucu ve her türlü gayrimeşru alışkanlıktan vazgeçerek tövbe etmesine, ailesine ve topluma faydalı, ahlaklı birer birey haline gelmesine vesile olmuştur.
Sünnet-i Seniyye’ye Bağlılık Hassasiyeti
Gavs-ı Sânî Hazretleri, irşadının merkezine her zaman Kur'an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye’ye sarsılmaz bir bağlılığı koymuştur. Şeriatsız ve sünnetsiz bir tasavvuf anlayışının asla mümkün olamayacağını her sohbetinde ve tavrında vurgulamış, müridlerini her zaman fıkıh çizgisi içerisinde kalmaya teşvik etmiştir.
Hizmetlerin sadece bireysel kalmaması adına kurumsal hamlelere büyük önem vermiştir. Semerkand Vakfı çatısı altında kurulan eğitim kurumları, hayır dernekleri, radyo, televizyon, yayınevleri ve dergiler vasıtasıyla İslam’ın doğru anlaşılması ve geniş kitlelere ulaştırılması için profesyonel bir hizmet ağı kurdurmuştur.
Doğu Anadolu’daki Sosyal ve Manevi Mücadelesi: Seküler Kuşatmaya Karşı Manevi Kalkan
Seyyid Abdülbaki El-Hüseyni Hazretleri’nin irşad faaliyetlerinin en stratejik ve tarihi yönlerinden biri, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki yıkıcı ideolojik faaliyetlere karşı koyduğu manevi settir. Bölgede yürütülen karanlık propagandalara karşı adeta bir zırh vazifesi görmüştür.
PKK'nın Sekülerleştirme Projesi
Marksist-Leninist ve ateist bir temele PKK, bölge halkını asırlardır bağlı olduğu İslam inancından koparmayı hedeflemiştir. Aile yapısını dinamitlemek, bölge gençliğini dinsizleştirerek sekülerleştirmek ve yabancılaştırmak suretiyle kendi anlayışına köle yapmak istemiştir. PKK, Kürt halkının dindarlığını kendi varlığı önündeki en büyük engel olarak görmüş; bölgedeki alimleri, camileri ve medreseleri hedef alarak halkı manevi bir köksüzlüğe sürüklemeye çalışmıştır.
Bu hadiselerin karşısında Seyyid Abdülbaki Hazretleri ve Menzil ocağı, bölge için aşılmaz bir manevi kale olmuştur. Bölgede yürüttüğü faaliyetlerle örgütün köksüzleştirme projesini temelinden sarsmıştır.
PKK’nın gençleri dağa ve inançsızlığa çekme çabalarına karşı, Gavs Hazretleri bölge gençliğini medreselere, camilere ve manevi sohbet halkalarına yönlendirmiştir. Bölge insanının kalbindeki iman meşalesini harlayarak, genç beyinlerin örgütün propagandalarıyla zehirlenmesini engellemiştir.
Bölgede yaşayan Kürtlerin, bin yıllık İslam kardeşliği hukuku çerçevesinde kalmasını sağlamıştır. "Müslüman Kürt" kimliğinin seküler ve Allahsız bir kimliğe dönüştürülmesine geçit vermemiş, ümmet bilincini ve kardeşlik bağını her türlü etnik ayrımcılığın üstünde tutmuştur.
Bölgenin kanayan yarası olan kan davalarını, aşiret kavgalarını ve husumetleri araya girerek sulh ile neticelendirmiştir. Toplumsal huzuru tesis ederek, örgütün kaos, intikam ve düşmanlıktan beslendiği zemini tamamen kurutmuştur.
Medreseler ve Yetişen İlim Ordusu
Bölgede açılmasına vesile olduğu yüzlerce medrese vasıtasıyla binlerce fakihe ve alime icazet verilmiştir. Bu ilim yuvaları, mevcut düzenin cehaletten beslenen yapısını ilimle, irfanla ve hikmetle çürütmüş, bölge halkına doğru İslam inancını aşılamıştır.
Eğer bugün Doğu Anadolu halkı, maruz kaldığı onca sistematik baskı, propaganda ve şiddete rağmen inancını muhafaza etmiş ve PKK gibi yapıların inançsızlaştırma tuzağına düşmemişse; bunda en büyük pay şüphesiz Gavs-ı Sânî Hazretleri’nin sessiz, derin ve kararlı irşad mücadelesinindir.
Vefatı ve Mirası
Seyyid Abdülbaki El-Hüseyni Hazretleri, 12 Temmuz 2023 tarihinde tedavi gördüğü İstanbul’da dar-ı bekaya irtihal etmiştir. Cenazesi, ömrünü adadığı Menzil köyündeki "Markad-ı Şerif"e, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından gelen milyonlarca seveninin gözyaşları ve duaları eşliğinde defnedilmiştir.
Geride binlerce yetişmiş ilim talebesi, aktif çalışan vakıflar, sapasağlam ayakta duran bir manevi kale ve İslam kardeşliğiyle kenetlenmiş milyonlarca gönül bırakmıştır. Onun hayatı, bir toplumun manevi dinamikleriyle nasıl ayakta kalabileceğinin ve fitne rüzgarlarına karşı nasıl direnebileceğinin en somut tarihi vesikasıdır.
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.