Geçtiğimiz günlerde Bosch’un Anneler Günü için hazırladığı reklam, Yahudi beslemelerinin aile ve annelik kavramına yönelik kültürel yozlaştırma çabalarının yeni örneklerinden biri olarak ortaya çıkmıştı.

Bakan meseleyi başka yere çekti

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bosch reklamını eleştirirken meseleyi “kadınlar neden temizlikle anılıyor?” başlığına taşıdı. Bakan, reklamı annelerin sadece ev temizliği yaptığı ve ev aletlerini kadınların kullandığı bir anlayışın ürünü olarak değerlendirdi.

Oysa toplumun tepki gösterdiği asıl nokta annelik kavramının içinin boşaltılmasıydı. Aileyi savunması gereken makamın bu noktayı öne çıkarmak yerine feminist ezberlere yaslanması, tartışmanın merkezini dağıttı.

İsrail'i Suriye korkusu bastı
İsrail'i Suriye korkusu bastı
İçeriği Görüntüle

Aile politikası feminist ezberlerle mi inşa edilecek?

Meseleye "neden illa anneye temizlik aleti alınmalı?" şeklinde tepki vermek Bosch reklamındaki asıl telkini sığca perdelemekten başka bir işe yaramıyor. Aile içi rolleri, kadının ve erkeğin ailedeki yerini, yuvanın manasını kavrayamayan bir anlayış hâkim oldukça, toplumun yapısını bozmaya çalışan bu tip reklamlarla daha çok karşılaşırız. Bir tarafta toplumun mayasıyla oynayan çıfıt Yahudi beslemeleri, diğer tarafta bizden gibi görünüp erkeğin ve kadının rolünü, vazifesini ve manasını ifsad eden feminist tipler var.

Aileyi korumak ve yeniden inşa etmekle mükellef kurumlar erkeğin ve kadının fıtratına aykırı roller biçerek ailenin yozlaşmasına hizmet ediyor.

“Aile yılı” ilan ediliyor; fakat aileyi temsil eden makamdan topluma aileyi tahkim eden bir dil yerine feminist propaganda pompalanıyor. Bosch reklamı bir taraftan anneliği köpek sahipliği seviyesine çekmeye çalışırken, diğer taraftan aileyi savunması gereken makam meseleyi “kadın ev işi yapar mı?” sığlığına indiriyor. Böyle bir dil, anneliği, yuvayı ve nesli müdafaa etmek yerine tartışmayı modern ideolojinin istediği zemine taşıyor.