Bosna Hersek’te Müslümanlara yönelik sistematik katliam ve Srebrenitsa Soykırımı’nın baş faillerinden Ratko Mladiç, 84 yaşında Lahey’de tutuklu bulunduğu BM cezaevi hastanesinde geberdi. Müebbet hapis cezası alan Mladiç; binlerce Müslümanın katledilmesi, toplu mezarlara gömülmesi, Saraybosna halkının yıllarca keskin nişancı ve topçu ateşi altında tutulması, sürgünler ve sivillere yönelik sistematik zulümden hüküm giymişti.
Sırp komutan Ratko Mladiç’in öldüğü, 27 Ağustos’ta bir BM yetkilisi tarafından doğrulandı. Mladiç, 1992-1995 yılları arasında Bosna Hersek’te Müslüman nüfusu yaşadığı topraklardan söküp atmayı hedefleyen soykırım hareketinin askerî mimarlarından biriydi. Uluslararası mahkeme, Mladiç’in Bosnalı Müslümanları ve Hırvatları Sırpların hak iddia ettiği bölgelerden kalıcı biçimde uzaklaştırmayı amaçlayan müşterek suç teşebbüsünün kilit isimlerinden olduğunu hükme bağladı.
Müslümanları topraklarından silme planı
Mladiç, 12 Mayıs 1992’de Bosnalı Sırp ordusunun ana karargâh komutanlığına getirildi. Emrindeki birlikler kısa sürede Bosna Hersek’in geniş bölgelerini ele geçirirken Müslüman köyleri yakıldı, halk zorla evlerinden çıkarıldı, erkekler tutuklandı ve çok sayıda bölgede siviller katledildi. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin hükmüne göre bu hareketin gayesi Bosnalı Müslümanlar ile Hırvatların belirli bölgelerden kalıcı olarak tasfiye edilmesiydi. Mladiç bu süreçte zulüm, imha, cinayet, sürgün ve zorla nakilden suçlu bulundu.
Bosna’nın farklı şehir ve kasabalarında oluşturulan gözaltı ve toplama merkezlerinde Müslüman siviller ağır şartlarda tutuldu. İşkence, dayak, cinayet ve cinsel saldırılar mahkeme dosyalarına girdi. Prijedor ve çevresindeki kamplardan Foça’daki gözaltı merkezlerine kadar uzanan sistem, Müslüman nüfus üzerinde korku meydana getirerek insanları yurtlarını terk etmeye zorlayan etnik temizlik siyasetinin unsurlarından biri hâline geldi. Mladiç hakkındaki hüküm, bu suçların münferit hadiselerden ibaret olmadığını, geniş bir tasfiye hareketinin parçası olduğunu ortaya koydu.
Saraybosna’yı yıllarca ölüm altında tuttular
Mladiç’in komutasındaki kuvvetlerin en ağır suç sahalarından biri Saraybosna’ydı. Şehir yıllarca kuşatma altında tutuldu; top, havan, tank ve keskin nişancı ateşi günlük hayatın bir parçasına dönüştürüldü. İnsanlar su taşırken, çocuklarıyla sokakta yürürken, tramvaya binerken ve pazarda alışveriş yaparken vuruldu. Mahkeme, siviller üzerinde devamlı korku meydana getirmenin saldırıların temel amaçlarından biri olduğunu tespit etti.
5 Şubat 1994’te Saraybosna’daki Markale Pazarı’na atılan havan mermisi 68 kişiyi öldürdü, 140’tan fazla kişiyi yaraladı. Mladiç davasında ayrıca son derece isabetsiz ve yüksek tahrip gücüne sahip değiştirilmiş hava bombalarının sivil bölgelerde kullanıldığı kayda geçirildi. Mahkeme, keskin nişancı ve bombardıman saldırılarının sivilleri hedef aldığını ve Saraybosna halkını devamlı dehşet altında yaşatmayı amaçladığını hükme bağladı.
Reuters’ın aktardığına göre Saraybosna’nın kuşatılması sırasında yaklaşık 10 bin insan hayatını kaybetti. Mladiç’in ordusu ağır silahlarla şehri döverken yüz binlerce insan gıda, su, elektrik ve temel ihtiyaçlara erişmekte güçlük çekti. Sivil halk yıllarca bir sokağın karşısına geçerken dahi keskin nişancı kurşunuyla öldürülme ihtimali altında yaşadı.
Srebrenitsa: 8 bini aşkın Müslüman katledildi
Mladiç’in adının tarihe kanla yazıldığı en büyük suç ise Srebrenitsa Soykırımı oldu. BM tarafından “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa, 11 Temmuz 1995’te Bosnalı Sırp kuvvetlerince ele geçirildi. Mladiç şehre kameralar eşliğinde girdi. Ardından Müslüman erkekler ve erkek çocukları kadınlardan ayrıldı. Takip eden günlerde 8 bini aşkın Bosnalı Müslüman erkek ve çocuk sistematik biçimde katledildi. Uluslararası mahkemeler Srebrenitsa’da yaşananları soykırım olarak hükme bağladı.
Mladiç, Srebrenitsa’nın ele geçirilmesini Osmanlı devrine gönderme yaparak Müslümanlardan alınmış bir “intikam” şeklinde sunuyordu. Kameralar önünde çocuklara şeker dağıtıp halka güvence verildiği saatlerde Müslüman erkekler infaz edilmek üzere ayrılıyordu. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar bölgeden zorla çıkarılırken esir alınan erkeklerin önemli bölümü Bratunac ve Zvornik çevresindeki ölüm sahalarına götürüldü.
Jadar Nehri, Cerska Vadisi, Kravica deposu, Petkovci, Orahovac, Pilica ve Branjevo Askerî Çiftliği gibi yerler Müslümanların toplu halde öldürüldüğü infaz sahalarına dönüştü. Branjevo’da yaklaşık 1.200 Müslüman erkeğin otomatik silahlarla öldürüldüğü mahkeme kayıtlarına geçti. Bazı kurbanlar, kendilerinden hemen önce öldürülen insanların cesetlerini gördükten sonra infaz sıralarını bekledi.
Cesetleri yeniden gömerek soykırımı gizlemeye çalıştılar
Katliamın ardından binlerce ceset toplu mezarlara dolduruldu. Fakat suçun izlerini ortadan kaldırma teşebbüsü bununla da bitmedi. Bosnalı Sırp kuvvetleri Eylül ve Ekim 1995’te büyük çaplı bir yeniden gömme faaliyeti yürüttü. İlk toplu mezarlar iş makineleriyle açıldı, cesetler çıkarılarak kilometrelerce uzaktaki ikinci mezarlara taşındı. Bu yüzden yıllar sonra yapılan kazılarda aynı kurbana ait kemiklerin farklı toplu mezarlardan çıktığı vakalar görüldü.
Srebrenitsa’daki kadınlar, çocuklar ve yaşlılar zorla bölgeden çıkarıldı. Binlerce erkek ve erkek çocuğu ise gözaltına alınarak öldürülmek üzere sevk edildi. Mahkeme, Srebrenitsa’daki müşterek suç teşebbüsünün gayesinin Bosnalı Müslüman topluluğunu ortadan kaldırmak olduğunu ve Mladiç’in bu planda merkezî bir rol oynadığını kesin hükme bağladı.
16 yıl saklandı
Mladiç hakkında ilk uluslararası iddianame Temmuz 1995’te hazırlandı. Buna rağmen yaklaşık 16 yıl boyunca yakalanmadı. Uzun süre Sırbistan’da gizlenen Mladiç, 26 Mayıs 2011’de yakalandı ve birkaç gün sonra Lahey’e teslim edildi. Yargılanmasına 2012’de başlandı. Dört yılı aşkın süren delil aşamasında mahkeme 530 duruşma günü yaptı, 592 tanığın ifadesini değerlendirdi ve yaklaşık 10 bin delili dosyaya aldı.
22 Kasım 2017’de Mladiç, Srebrenitsa’da soykırım; zulüm, imha, cinayet, sürgün, zorla nakil, siviller üzerinde terör oluşturma, sivillere saldırı ve rehin alma suçlarından müebbet hapse mahkûm edildi. Mahkeme, 1992’de Bosna’nın altı belediyesinde işlenen suçlar bakımından ayrıca yöneltilen soykırım suçlamasını hukuken sabit görmedi; buna karşılık bu bölgelerdeki zulüm, imha, cinayet ve sürgünlere ilişkin mahkûmiyet hükümleri geçerliliğini korudu. Temyiz Dairesi 8 Haziran 2021’de Mladiç’in müebbet hapis cezasını kesinleştirdi.





