Tarihçi-Yazar Cengiz ACAR'ın 13 Aralık 2025 tarihinde Büyük Doğu Akıncıları Derneği Konya İl Başkanlığı'nda verdiği "SAPKIN İSTİLA: LGBT" başlıklı sohbetinde dünyayı yöneten görünmez elleri, bu ellerin Türkiye üzerindeki planlarını ve özellikle LGBT üzerinden yürütülen "babalık rolünü tasfiye etme" operasyonunu tüm detaylarıyla deşifre etti.

İngiliz emperyalizminden yeni dünya planına

Acar, söze 100 yıl önce İngiliz emperyalizminin kurguladığı sistemin çöktüğünü söyleyerek başladı. Küresel sermaye sahiplerinin artık bu sistemi yürütemediğini ve "Great Reset" (Büyük Sıfırlama) adıyla yeni bir dünya planladıklarını belirtti. Acar, bu planın "daha huzurlu bir dünya" gibi süslü vaatlerle pazarlandığını ancak asıl amacın geçen yüzyıldaki iktidarlarını bir yüzyıl daha uzatmak olduğunu vurguladı: "Eşiği açtık, kapıdan girdik. Bu yeni dünyada bizim kavramlarımız ve bizim damgamız olmazsa, 100 yıl önce bir imparatorluk kaybetmiştik, şimdi vatanı kaybederiz."

Rekabet tiyatrolarının perde arkasındaki gücü

Piyasadaki "rekabet" algısının bir illüzyondan ibaret olduğunu söyleyen Acar, şirketlerin mülkiyet yapısına dair teknik veriler paylaştı:

  • Görünmez Ortaklar: Google, Microsoft ve Apple’ın; Coca-Cola ve Pepsi’nin; hatta rakip tekstil markalarının hissedarlarına bakıldığında hep aynı üç grup çıkıyor: Vanguard Group, BlackRock ve State Street.

  • 23 Trilyon Dolarlık Güç: Sadece bu üç firmanın varlık değerinin 23 trilyon dolar olduğunu belirterek, bu gücün karşısında hiçbir devletin tek başına duramayacağını, ancak bilinçli halk hareketlerinin bu düzeni sarsabileceğini ifade etti.

LGBT ve aileyi ve milleti yıkma tehlikesi

Sohbetin en can alıcı noktalarından biri, aile yapısına yönelik saldırıydı. Acar, LGBT meselesinin sadece bir cinsel tercih değil, babanın otoritesini yok etme projesi olduğunu şu başlıklarla anlattı:

  • Anne Değil, Baba Hedefte: "Anne bir problem değildir; asıl sorun otoriteyi, disiplini ve erkekliği temsil eden babadır. Sakallı, bıyıklı, otoriter baba figürü küreselciler için en büyük engeldir."

  • Soros Vakfı ve Baba Nefreti: Acar, Soros gibi yapıların dünyadaki şiddetin kaynağı olarak "ailedeki baba otoritesini" suçladığını söyledi. Hedefin; önce babasız bir aile, sonra öğretmensiz bir okul ve en sonunda hükümetsiz (otoritesiz) bir devlet olduğunu belirtti.

    Zamanın hızlı geçtiği yok! İnsanoğlu zamanını ruhsuz geçiriyor
    Zamanın hızlı geçtiği yok! İnsanoğlu zamanını ruhsuz geçiriyor
    İçeriği Görüntüle
  • Kadının Araçsallaştırılması: Son 15 yılda kadının "putlaştırıldığını" ve erkeğin toplumsal sistemde "hayvanlar kadar hakkının kalmadığı" bir düzene itildiğini, bunun sonucunda erkekliğin tasfiye edilerek sapkınlıkların (gey, lezbiyen vb.) önünün açıldığını savundu.

  • Plus (+) Tehlikesi: LGBT ibaresinin sonundaki artı işaretinin "ucu açık kötülük" olduğunu; bunun içine ileride pedofili ve hayvanlarla ilişkinin de dahil edileceğini vurguladı.

Biyolojik savaş

  • Secde Noktasına Saldırı: Paket gıdalar ve elektromanyetik dalgalar yoluyla beynin epifiz bezinin kireçlendirildiğini söyleyen Acar, bu bezin insanın "iman noktası" olduğunu, köreltildiğinde inançsızlığın bir salgın gibi yayıldığını belirtti.

  • Zamirlerle Kimlik Yıkımı: İngilizcedeki "He/She" yerine 3. cinsiyetler için üretilen "Z/Ze/Ton" gibi zamirlerin artık hukuki zorunluluk haline geldiğini, biyolojik gerçeği dile getirmenin "ağır cezalarla" bastırıldığını anlattı.

Türkiye'de otoritesini kaybeden devlet

Türkiye’deki güncel duruma da değinen Acar, devlet otoritesinin zayıflatıldığını iddia etti:

  • Başıboş Köpek ve Bekçi Örneği: Sokaklardaki başıboş köpek sorununa ve polise/bekçiye hakaret eden kitlelere müdahale edilememesine değinen Acar, "Otoritesiz devlet görüntüsü sosyal medyaya düştüğünde 'devlet nerede?' diye soruluyor. Otorite sahada uygulanmadıkça anayasanın ne yazdığının önemi yoktur," dedi.

  • Okullar Bakımevi Oldu: Disiplin yönetmeliklerinin içi boşaltıldığı için okulların birer "bakıcılık merkezine" dönüştüğünü ve suç örgütlerinin artık 18 yaş altına (okul sıralarına) indiğini vurguladı.

Direniş ve dirilişin nabzı ekranlarda atıyor

Acar, sözlerini "Hala vicdanı ölmemiş insanlar var," diyerek umutlu ama sert bir uyarıyla bitirdi:

  • İngiliz Örneği: Pandemide İngiliz halkının iki günde örgütlenip sokaklara dökülerek yüz tarama kameralarını kırmasını örnek gösteren Acar, Türkiye'deki STK'ların (Vakıf, yurt, Kur'an kursu sahiplerinin) dev bütçelerine rağmen sosyal medyada varlık gösterememelerini eleştirdi.

  • Dijital Cihat: "Biz salyangoz pazarında zemzem satıyoruz ama o pazarda yoksak kaybedeceğiz. Gençlere ulaşabileceğimiz en büyük alan dijital mecralardır. Bu dönüşümü yapmazsak işimiz zor," diyerek sohbetini tamamladı.