Rum lider Nikos Hristodulidis, bu yoğun askeri diplomasinin temel gerekçesini "Güney Kıbrıs'ın güçlendirilmesi, enerji güvenliği ve bölgesel aktör olma hedefleri" ile açıklasa da bu tehlikeli hamleler Rum kesiminde büyük bir iç tartışmaya ve huzursuzluğa sebep oldu.
Tel Aviv'in güdümündeki gizli savaş planları
Rum kesimi, terörist İsrail rejimi ile ilişkilerini tehlikeli bir askeri boyuta taşıdı. Şubat 2016 tarihinde imzalanan Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması (SOFA), içeriği gizli tutularak meclisten ve kamuoyundan saklandı. Rum basını, bu gizemli anlaşma ile Rum topraklarındaki üslerin ve askeri tesislerin İsrail ordusunun kullanımına açıldığını doğruluyor..
2017 ve 2024 yıllarında imzalanan yeni savunma anlaşmaları da askeri teknoloji transferi, silah satışı ve ortak tatbikatları kapsıyor. Yunanistan’ın da dahil olduğu bu planlar doğrultusunda, bölgede "hızlı müdahale gücü" adıyla ortak bir tugay kurulması amacıyla çalışmalar yürütülüyor.
Fransa'ya egemenlik haklarının devri ve garanti anlaşması ihlali
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Akrotiri İngiliz üssüne İHA çarpması, Rum yönetimini büyük bir korkuya sevk etti. Rum Lider Hristodulidis’in yardım çağrısına koşan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, adaya gerçekleştirdiği ziyaretle yeni bir SOFA anlaşmasına imza attı. Bu imza, Fransız askerlerinin Rum topraklarında çeşitli koşullarda kalıcı olarak konuşlanmasının önünü açtı.
Mari (Tatlısu) liman bölgesini Fransız donanmasına tahsis eden bu adım, 1960 Garanti Anlaşması’nı açıkça ihlal ediyor. Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin ortak onayı şartını barındıran adadaki hukuki ve siyasi statü, bu korsan anlaşma ile doğrudan hedef alınmış oluyor.
Hint savaş gemileri Akdeniz limanlarında
Rum yönetiminin askeri ortaklık ağı Batı sınırlarını aşarak Asya’ya da uzanıyor. Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile imzalanan "Ortak İşbirliği Deklarasyonu", Rum limanlarını Hint savaş gemilerine tamamen açtı. Bu kapsamda INS Trikand savaş gemisi Limasol Limanı'na demirleyerek ortak tatbikat gerçekleştirdi.
Hristodulidis'in Yeni Delhi ziyaretinde imzalanan 2026-2031 yıllarını kapsayan Savunma İşbirliği Yol Haritası ise Hindistan'dan silah alımını, teknoloji transferini ve askeri eğitimi kurumsal bir yapıya kavuşturuyor.
Rum muhalefeti ve basınından "illüzyon" uyarısı
Hristodulidis hükümetinin saldırgan ve bağımlı politikaları, kendi iç kamuoyunda tartışmalara sebep oluyor. Ana muhalefet partisi AKEL, hükümeti İsrail’in kanlı askeri planlarına ve bölgesel entrikalarına ortak olmakla suçladı. AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanou, İsrail’in Rum kesimini Türkiye’ye karşı koruyacağı fikrini "büyük bir illüzyon ve tehlikeli bir tuzak" olarak nitelendirdi. Stefanou, Binyamin Netanyahu hükümetinin Gazze'deki soykırım ve savaş suçlarını örtbas etmek amacıyla GKRY’yi piyon olarak kullandığını açıkça ifade etti.
Rum basınından Alithia gazetesi de Türkiye’ye karşı askeri bir denge kurma arzusunu boş bir hayal olarak tanımlayarak, bu adımların adadaki bölünmeyi daha da derinleştirdiğini yazdı. Politis gazetesi ise Tel Aviv’in bu üçlü anlaşmaları tamamen kendi jeostratejik çıkarları doğrultusunda dikte ettiğini ve Rum yönetimini uluslararası alanda zor duruma düşürdüğünü belirtti.




