İsrail'in idam cezasını uygulamak ve hızlandırmak için hazırlık yapmasının İsrail'in kan dökme ve toplu cezalandırma üzerine kurulu düzeninin 'gerçek yüzünü' ortaya koyduğu, tüm uluslararası ve insancıl hukuka meydan okuma olduğu vurgulandı.

Japonya'da yeni seçim sonuçları: Trump, Çin'i çevreleme politikasında bir ülkeyi daha kazandı!
Japonya'da yeni seçim sonuçları: Trump, Çin'i çevreleme politikasında bir ülkeyi daha kazandı!
İçeriği Görüntüle

Yasalaşması muhtemel idam cezasının, İsrail'in Filistinli esirleri öldürme politikasında ciddi bir tırmanışı yansıttığı ve İsrail hapishanelerindeki sistematik işkencenin bir parçası olduğu kaydedildi.

İsrail hapishanelerindeki Filistinlilerin kötü muamele ve tıbbi ihmale de maruz bırakıldığı hatırlatılan açıklamada, bu durum, 'İsrail'in Filistin halkına yaptığı soykırımın devamı' olarak nitelendi.

Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası hukuk ve insan hakları kuruluşlarına seslenilen açıklamada, Filistinli esirlerin korunması ve çıkarılması muhtemel idam yasasının önlenmesi için acil ve etkili önlemler alınması çağrısında bulunuldu.

Açıklamada, 'Kahraman halkımız bu suçlar karşısında sessiz kalmayacak. Esirler özgürlüklerine kavuşana ve hapishanelerde işlenen suçlara ortak olan herkes yargılanana kadar esirler meselesi halkımızın önceliklerinin başında yer alacaktır.' ifadesi kullanıldı.

İsrail'in Kanal 13 televizyonunun haberinde, İsrail Cezaevi İdaresi'nin Filistinlilere idam cezası uygulanması için hazırlıklara başladığı, bu kapsamda polisten bir heyetin infaz yöntemlerini incelemek üzere Doğu Asya'daki bir ülkeye gideceği belirtilmişti.

İsrail'in siyonist Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise Telegram hesabından yaptığı açıklamada, 'Asma, elektrikli sandalye, zehirli iğne ya da kurşuna dizme: Yöntem ne olursa olsun, tek bir şeyi hak ediyorlar: ölüm cezası.' ifadelerini kullanmıştı.

Ben-Gvir'in partisi Yahudi Gücü tarafından İsrail Meclisine sunulan yasa tasarısı, 'İsrail devletine ve topraklarındaki Yahudi halkına zarar verme amacıyla, belirli bir gruba karşı ırkçı veya nefret saikli güdülerle kasten ya da kasıtsız olarak bir İsrail vatandaşının ölümüne neden olanların ölüm cezasına çarptırılmasını' öngörüyor.

İsrail Meclisi, Kasım 2025'te Filistinli tutukluların idamını öngören yasa tasarısının ilk okumasını onaylamıştı. Yasanın yürürlüğe girmesi için ikinci ve üçüncü okumalardan da geçmesi gerekiyor.

Tasarı, 7 Ekim'e katılmakla suçlanan Filistinlilere idama varan cezalar verilmesini savunurken, delillerin karmaşıklığı ve '7 Ekim'de yaşanan vahşeti' öne sürerek askeri mahkemenin yürüteceği yargılamada 'standart usul ve kurallardan' sapmasına da izin veriyor.

Söz konusu tasarı, bölgesel ve uluslararası düzeyde sert eleştirilere yol açarken, Tel Aviv yönetiminin uluslararası hukuku ihlal etmeyi sürdürdüğü vurgulanıyor.

İsrail hapishanelerinde halihazırda 9 binden fazla Filistinli bulunuyor.