Terörist İsrail'in Gazze’de sürdürdüğü vahşet, sadece bombalarla değil, bu zulme "meşru müdafaa" kılıfı uyduran Batılı hükümetlerin suç ortaklığıyla devam ediyor. Bu suç ortaklığının baş merkezlerinden biri olan Berlin’de, ibretlik bir sahne yaşandı.

Terörist Yahudiler tarafından ailesiyle birlikte bir aracın içinde kurşuna dizilen ve sağ kalan tek kişi olarak 12 saat boyunca yardım beklerken katledilen Hind Receb’in hikayesini anlatan "Hind Receb'in Sesi" filmi, "Cinema for Peace" galasında "En Değerli Film" ödülüne layık görüldü. Ancak filmin yönetmeni Kaouther Ben Hania, siyonist ortaklarının sahte ödüllerine eyvallah etmeyerek tarihi bir konuşma yaptı.

İsrail istihbaratı araçları mı dinliyor?
İsrail istihbaratı araçları mı dinliyor?
İçeriği Görüntüle

"Hesap verilmeden barış olmaz"

Hania, sahneye ödülü almak için değil, vicdanlara ayna tutmak için çıktı. Minnet değil, ağır bir sorumluluk hissettiğini belirten yönetmen, Hind Receb’in ölümünün münferit bir olay olmadığını, sistemli bir soykırımın parçası olduğunu haykırdı. Berlin’in göbeğinde, sivil katliamlarını "savunma" diye pazarlayan siyasetçilere ve bu vahşeti görmezden gelen kurumlara karşı şu ifadeleri kullandı:

"Eğer barıştan bahsediyorsak, adaletten de bahsetmeliyiz. Adalet, hesap verebilmek demektir. Hesap verilmeden barış olmaz!"

Süslü törenler dökülen kanların bedelini karşılamaz

Batı’nın "insancıl" görünmek adına düzenlediği törenlerin, dökülen kanı temizlemeye yetmeyeceğini vurgulayan Hania, Hind Receb’in ve onu kurtarmaya giderken katledilen sağlık görevlilerinin hatırasını, süslü salonların "nazik barış konuşmalarına" malzeme yapmayacağını ilan etti.

"Ödülü kabul etmiyorum" diyerek kürsüden inen Hania, gerçek bir barışın ancak soykırımcıların ve onların en büyük destekçisi olan küresel güçlerin yasal ve ahlaki olarak hesap vermesiyle mümkün olacağını hatırlattı.

Hania gerçek madalyayı kazandı

Kaouther Ben Hania’nın bu tavrı, sanatın bir "haysiyet" meselesi olduğunu da göstermiştir.. Hind Receb’in sesi, Berlin’in soğuk salonlarında yankılanırken; bu sesin, katillerle el sıkışanların ve "stratejik ortaklık" masallarını anlatanların uykularını kaçırması gerekmektedir. Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur; Hania tarafını mazlumdan yana seçmiş ve Batı’nın kanlı elleriyle sunduğu madalyayı reddederek gerçek şerefi kazanmıştır.

Baran Dergisi