Yahudi ordusunda intihar krizi
Yahudi ordusunda intihar krizi
İçeriği Görüntüle

Mart 2026 itibarıyla küresel enerji piyasalarında yaşanan "tedarik şoku", Asya kıtasında ardı ardına acil durum ilanlarına, zorunlu çalışma saati değişikliklerine ve karne uygulamalarına neden oluyor. Dışa bağımlı Asya ekonomileri, enerji çöküşünü engellemek amacıyla adeta Kovid-19 pandemisi dönemini andıran sıkı kısıtlamaları yeniden yürürlüğe koydu.

Filipinler "Ulusal Enerji Acil Durumu" ilan eden ilk ülke oldu

Krizden en hızlı ve en sert etkilenen ülkelerin başında, petrol ihtiyacının yüzde 99'unu ithal eden Filipinler geldi. Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr., 24 Mart 2026 tarihinde artan tedarik krizi nedeniyle resmi olarak "Ulusal Enerji Acil Durumu" ilan etti.

Filipinler Enerji Bakanı Sharon Garin, ülkenin mevcut tüketim hızına göre yalnızca 45 günlük yakıt rezervinin kaldığını açıklayarak durumun ciddiyetini gözler önüne serdi. Hükümet, acil olarak 1 milyon varillik ek stok oluşturmak ve karaborsacılığı engellemek için harekete geçerken, akaryakıt fiyatlarındaki astronomik artışlar dikkati çekiyor. Özellikle dizel (motorin) fiyatlarında yüzde yüze varan (yüzde 99.7) bir artış yaşandı; 9 Şubat'ta 67.25 Peso olan dizel litre fiyatı, 24 Mart itibarıyla 134.30 Peso'ya fırladı.

Uçakların yakıtsızlıktan yerde kalması ihtimalinin masada olduğu ülkede, kamu kurumlarında haftada 4 günlük çalışma düzenine geçildi ve ulaşım esnafına nakit yardımı dağıtılmaya başlandı.

Güney Asya'da rezervler eriyor: Pakistan ve Bangladeş'te radikal tasarruf

Enerji krizinin en derin hissedildiği diğer bir bölge ise Güney Asya oldu. Akaryakıt kotaları ve azalan rezervler, Pakistan ve Bangladeş yönetimlerini radikal adımlar atmaya zorladı.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in açıkladığı "Acil Eylem Planı" kapsamında ülke genelinde sıkı tedbirler devreye alındı. Kamu kurumlarında haftada 4 gün çalışma ve yüzde 50 oranında uzaktan (evden) çalışma sistemine geçildi. Yakıt tüketimini ve trafiği azaltmak amacıyla ülke genelindeki tüm okullar iki haftalığına kapatılırken, üniversitelerde tamamen çevrim içi eğitime geçildi.

Devlet harcamalarında da büyük kesintilere giden İslamabad yönetimi, kamu araçlarının yakıt ödeneklerini yüzde 50 oranında düşürdü, kabine üyelerinin maaşlarını iki aylığına askıya aldı ve 23 Mart Pakistan Günü geçit töreni gibi büyük çaplı resmi etkinlikleri iptal etti.

Benzer bir krizle boğuşan Bangladeş'te de rezervler alarm veriyor. Bangladeş Enerji Bakanlığı verilerine göre, ülkenin doğalgaz tedariki yaklaşık 20 günlük, dizel stokları 14-15 günlük ve benzin stokları 17 günlük bir seviyeye geriledi. Panik alımlarını engellemek için akaryakıt satışlarına günlük kota (rationing) getiren Dakka yönetimi, 9 Mart itibarıyla tüm devlet ve özel üniversiteleri kapatarak yaklaşan Ramazan Bayramı tatilini erkene çekti.

Tayland ve Güneydoğu Asya ülkelerinde "Bina İçi Kısıtlamalar" ve kömür hamlesi

Güneydoğu Asya'nın önemli ekonomilerinden Tayland'da ise Bakanlar Kurulu kararıyla sivil hayata doğrudan etki eden tasarruf tedbirleri yürürlüğe girdi.

Kritik kamu hizmetleri hariç tüm kamu kuruluşlarında tam zamanlı evden çalışma (WFH) düzenine geçilen ülkede, kamu binalarında klimaların 26-27 dereceye sabitlenmesi ve asansör yerine merdiven kullanılması zorunlu kılındı. Toplantılarda takım elbise ve kravat kullanımı askıya alınarak personelin serin tutacak kısa kollu kıyafetler giymesi istendi ve yurt dışı seyahatleri durduruldu. Tayland hükümetinin bir sonraki adımı olarak "gece karartması" uygulamasını (gece 22.00'den sonra dev reklam panolarının söndürülmesi ve benzin istasyonu saatlerinin kısıtlanması) masada tuttuğu bildiriliyor.

Bölgenin bir diğer kritik ülkesi Endonezya'da ise yetkililer enerji rezervlerinin 20 güne kadar düştüğünü teyit etti. Krizin sanayi ve elektrik üretimini vurmasını engellemek amacıyla Endonezya yönetimi, "sınırsız kömür ithalatına" onay vererek karbon ayak izi hedeflerini geçici olarak askıya aldı. Vietnam ve Sri Lanka'da da benzer şekilde şirketlere seyahat kısıtlamaları ve haftalık esnek/4 gün çalışma modelleri getirildi.

Hindistan'da sanayi durma noktasında: "Sembolik kömür" eylemleri

Dünyanın en kalabalık nüfusuna sahip Hindistan'da ise kriz sanayi ve hanehalkı dengesini sarsmış durumda. Mutfak gazı (LPG) ihtiyacının yüzde 60'ını ithal eden ve bu ithalatın yüzde 90'ını Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiren Yeni Delhi yönetimi, panik alımlarının ardından önceliği ev kullanımına verdi.

Sanayiye giden gaz vanalarının kısılmasıyla seramik ve cam fabrikaları üretimi durdururken, gübre üretiminin temel ham maddesi olan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarikindeki daralma nedeniyle en az üç dev gübre fabrikası kapasite düşürdü. Günlerdir tüp kuyruklarında bekleyen vatandaşlar ve kepenk kapatan esnafın tepkisi büyürken, muhalefet partileri sokaklara inerek esnafa "sembolik kömür" dağıtımı gibi protesto eylemleri gerçekleştiriyor.

Küresel yansımalar endişe yaratıyor

Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'ndaki darboğazın ve Orta Doğu'daki tansiyonun düşmemesi halinde, Asya ülkelerinde başlayan bu yerel kısıtlamaların küresel tedarik zincirinde domino etkisi yaratabileceği konusunda uyarıyor. Asya'daki fabrika kapanmaları ve azalan üretim kapasitesinin, önümüzdeki aylarda Avrupa ve Amerika pazarlarında ciddi bir enflasyon ve ürün tedariki sorunu yaratması bekleniyor.

Dünya, pandeminin ardından bu kez virüs kaynaklı değil, jeopolitik risklerin tetiklediği bir enerji şoku sebebiyle "evden çalışma" ve "kapanma" dönemiyle yeniden yüzleşiyor.