Irak Savunma Bakanlığı, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon güçlerinin Enbar ilindeki Ayn el-Esed Hava Üssü’nden tamamen çekildiğini ve üssün yönetiminin Irak ordusuna devredildiğini açıkladı. Gelişme, ABD’nin Irak’taki askerî varlığını kademeli ancak geri dönüşü zor bir şekilde tasfiye ettiği sürecin en somut adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, koalisyon güçlerinin ayrılmasının ardından üssün tüm askerî ve idari kontrolünün Irak Silahlı Kuvvetleri’ne geçtiği belirtildi.
Irak Resmî Haber Ajansı INA’ya göre, Irak Genelkurmay Başkanı Orgeneral Abdülemir Reşid Yarallah, ABD güçlerinin çekilmesinin ardından Ayn el-Esed Üssü’ne giderek görev ve sorumlulukların Irak ordusu birlikleri arasında dağıtımını bizzat denetledi.
İran faktörü: Daimi tehditler
Ayn el-Esed Hava Üssü, son yıllarda ABD güçlerine yönelik roket ve İHA saldırılarının merkezinde yer aldı. İran’a yakın silahlı grupların açık tehditleri ve fiilî saldırıları, üssü ABD açısından yüksek riskli ve savunulması maliyetli bir noktaya dönüştürdü.
Üs, Kasım Süleymani suikastının ardından İran tarafından balistik füzelerle doğrudan vurulan ilk ABD üssü olarak kayıtlara geçmişti. Bu saldırının ardından Ayn el-Esed, ABD için sembolik bir güç gösterisi alanı olmaktan çıkıp sürekli hedef alınan bir zayıf halka hâline geldi.
Irak halkında “istenmeyen güç” baskısı
Çekilmede etkili olan bir diğer başlık ise Irak iç siyaseti ve kamuoyu baskısı oldu. Irak Parlamentosu ve çeşitli siyasî bloklar, uzun süredir yabancı askerlerin ülkeden çıkarılması çağrısı yapıyor.
Sokak protestoları, milis baskısı ve hükümetlerin kırılgan yapısı, ABD’nin Irak’taki varlığını siyasî açıdan savunulamaz bir noktaya taşıdı. Bu durum, Washington’un Bağdat’la yürüttüğü müzakerelerde elini zayıflatan temel unsurlardan biri olarak öne çıktı.
ABD’nin değişen öncelikleri
Ayn el-Esed’den çekilme, yalnızca Irak sahasına özgü bir gelişme olarak görülmüyor. ABD’nin askerî ve stratejik odağının Çin ve Pasifik hattına kayması, Irak gibi yüksek riskli ancak görece düşük getirili alanların tasfiye edilmesini beraberinde getiriyor.
Washington, aynı zamanda Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Doğu Avrupa’ya da mesai harcama durumunda. Bu tablo içinde Irak, ABD açısından askerî olarak tutulması pahalı, siyasî olarak savunulması zor bir cepheye dönüşmüş bulunuyor.
IŞİD bahanesinin kalmaması
ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon, 2014 yılında IŞİD'in Musul’u ve Irak’ın geniş bir bölümünü ele geçirmesinin ardından kurulmuştu. Ancak IŞİD’in sahadaki etkinliğinin büyük ölçüde kırılmasıyla birlikte, koalisyonun meşruiyet zemini de giderek zayıfladı.
Koalisyon güçleri yıllar boyunca Bağdat’taki merkez karargâhın yanı sıra Ayn el-Esed Hava Üssü, Erbil’deki üsler ve çeşitli eğitim kamplarında konuşlanmıştı. Bugün gelinen noktada, bu varlığın danışmanlık ve sınırlı iş birliği seviyesine indirileceği belirtiliyor.




