Ruhsuz batıcı düzen canavar imal ediyor! Büyükçekmece'de çocuk cinayeti
Ruhsuz batıcı düzen canavar imal ediyor! Büyükçekmece'de çocuk cinayeti
İçeriği Görüntüle

Mağdur kız öğrencinin erkek kardeşi de benzer dini hassasiyetleri sebebiyle okulda hedef tahtasına oturtuldu. İnancı gereği törene katılmaktan kaçınan küçük çocuk, okul arkadaşları tarafından darbedildi.

Okulda ideolojik terör

Akranları tarafından fiziki ve psikolojik şiddete maruz kalan çocuğa yönelik ağır hakaretler savruldu. Küçük çocuğa “vatan haini” damgası vurulurken, sinkaflı küfürlerle aşağılandı. Saldırganların çocuk yaştaki bir öğrenciye yönelik, “Bugün seni az dövdüm, yarın tekrar döveceğim” şeklindeki tehditleri, okullardaki ideolojik körlüğün ve nefretin boyutunu bir kez daha gösterdi. Yaşanan bu zorbalık, çocukta fiziki yaralanmalara sebep oldu ve aynı gün hastaneden darp raporu alındı.

Avukattan Diyanet ve Müftülüklere çağrı

Yaşanan skandalların ardından iki kardeşin hukuki mücadelesini üstlenen avukat Yunus Ari, kamuoyuna açıklamalarda bulundu. Yaşananların sistematik bir algı operasyonu olduğunu belirten avukat, bazı öğretmen ve velilerin bu düşmanlığı körüklediğini ifade etti. Bu nefret ikliminin çocukları fiziki şiddetin hedefi haline getirdiğini vurgulayan avukat, Diyanet İşleri Başkanlığı’na açık bir çağrıda bulundu:

"Mustafa Kemal tarafından kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı, tüm il müftülüklerinden resmî görüş almalıdır. Büst önünde saygı duruşunda bulunmanın dini hükmü ve bunun şirk kapsamında değerlendirilmesi hususunda resmî ve açık bir görüş bildirilmelidir. Her il müftüsü bu husustaki kararını halkla paylaşmalıdır. Kimin ne olduğunu net bir şekilde görmeliyiz."

Mağdur çocukların devlete, millete ve bayrağa bağlılığını aktaran avukat, tepkilerinin sadece dayatılan ritüellere yönelik olduğunu belirtti. Çocukların kutsal değerlerle, bayrakla veya vatanla tam bir uyum içinde olduğunu, itirazlarının sadece inançları gereği büst önünde saygı duruşuna zorlanmalarına yönelik olduğunu ifade etti. Olayla ilgili geniş çaplı bir hukuki sürecin resmen başladığını duyurdu.

Ss-4

Müvekkillerinin haklarını sonuna kadar savunacağını belirten avukat; Millî Eğitim Bakanlığı, Tekirdağ Valiliği ve Çorlu İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’nü acilen göreve çağırdı.

Devletin asli vazifesinin, çocukları ideolojik kavgaların ortasında savunmasız bırakmak yerine, onların can güvenliğini, eğitim hakkını ve inanç özgürlüğünü korumak olduğunu hatırlattı. İnancı sebebiyle çocukların darbedilmesini, aşağılanmasını ve tehdit edilmesini mutlak bir suç olarak nitelendiren avukat, bu zorbalığın sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirtti.