"Tarafsızlık ilkesi ihlal edildi"

İrevani, Genel Kurul Başkanı’nın tutumunu "taraflı ve tek yanlı" bularak eleştirdi. Bu yaklaşımın Birleşmiş Milletler Şartı’nın ruhuna aykırı olduğunu belirten Daimi Temsilci, makamın yetki sınırlarının aşıldığını dile getirdi. İrevani, ortaya atılan iddiaların asılsız olduğunu ve bu söylemlerin ABD ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü saldırgan politikaları gizleme gayreti taşıdığını ifade etti.

Çin ve Rusya’nın vetosuna destek

Hürmüz Boğazı’na yönelik hazırlanan karar tasarısının Çin ve Rusya tarafından veto edilmesini "zamanında ve gerekli bir adım" olarak değerlendiren İrevani, metnin sahadaki gerçekleri yansıtmadığını savundu. İrevani’ye göre söz konusu metin, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail tarafından İran’a karşı başlatılan ve bölgesel kaosa sebep olan hukuk dışı savaşı görmezden geliyordu. Bu tür kararların kabul edilmesinin, kıyı devletlerinin haklarını gasp edeceğini ve gerilimi tırmandırarak tehlikeli emsaller oluşturacağını vurguladı.

Deniz ablukası ve "savaş suçu" vurgusu

ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda bir deniz ablukası dayatma girişimini "saldırı eylemi" olarak tanımlayan İrevani, İran’ın bölgedeki seyrüsefer güvenliğini onlarca yıldır iyi niyetle koruduğunu hatırlattı. ABD’nin İran limanlarına yönelik trafiği engelleme çabasının sadece İran’ı değil, üçüncü ülkelerin meşru ticaret haklarını da ihlal ettiğini belirtti.

Çatışma süresince sivil altyapıların kasıtlı olarak hedef alındığını söyleyen İrevani; okulların, hastanelerin ve tarihi mekânların vurulmasının uluslararası insancıl hukuk çerçevesinde açıkça savaş suçu teşkil ettiğini kaydetti. Ayrıca, bölgedeki bazı ülkelerde bulunan ABD askeri üslerinin bu saldırıların planlanma ve icra merkezi olarak kullanıldığını, bu durumun belgeleriyle BM Güvenlik Konseyi’ne rapor edildiğini ekledi.

Diplomaside "ihtiyatlı iyimserlik"

Savaşın sona ermesi için yürütülen diplomatik çabalara da değinen İrevani; Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan’ın arabuluculuk girişimlerini takdirle karşıladıklarını belirtti. Özellikle Pakistan’ın ev sahipliğinde İslamabad’da yürütülen müzakere sürecine dair şu değerlendirmeyi yaptı:

"İran, ABD’nin geçmişteki diplomasi ihlalleri sebebiyle derin bir güvensizlik hissetse de müzakerelere iyi niyetle katılım sağlıyor. ABD’nin akılcı bir tutum sergilemesi ve hukuka aykırı taleplerinden vazgeçmesi durumunda, bu süreç anlamlı bir netice verebilir."

İrevani, kalıcı bir çözümün ancak saldırıların kesin olarak durdurulması ve İran’ın meşru haklarına saygı gösterilmesiyle mümkün olacağını vurgulayarak konuşmasını tamamladı.

Lübnan'la 'ateşkes' sonrası Netanyahu'dan ilk açıklama
Lübnan'la 'ateşkes' sonrası Netanyahu'dan ilk açıklama
İçeriği Görüntüle