GZT Gazze Editörü Sally, Gazze sokaklarında yaptığı gözlemlerde, bölge halkının gece gündüz karşı karşıya kaldığı yeni tehlikeyi anlattı. Binlerce ton enkazın ortasında yaşamaya mecbur bırakılan Gazzeliler, çadırlarına giren farelerin saldırılarıyla karşılaşıyor.

Kemirgen istilasının; yıkıntıların altında kalan şehitlerin naaşları, kullanılamaz hâle gelen kanalizasyon sistemleri, toplanamayan atıklar ve çadırların yakınına kazılan derme çatma tuvaletlerden kaynaklandığı belirtiliyor. Farelerin sayısı ve saldırganlığı ise daha önce görülmemiş boyutlara ulaşmış durumda.

Çadırları parçalıyor, insanlara saldırıyorlar

Gazze Şeridi’nde kemirgenlerin girmediği çadırın neredeyse kalmadığını aktaran Sally, farelerin çadır kumaşlarını yırttığını, eşyaları tahrip ettiğini ve buldukları bütün yiyecekleri tükettiğini bildirdi.

Taziye
Taziye
İçeriği Görüntüle

Farelerin çocukları ve yetişkinleri ısırdığı, bu saldırıların enfeksiyonlara, hastalıklara ve ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı ifade edildi. İlaç, temizlik malzemesi ve kemirgenlerle mücadelede kullanılacak ekipmanların bölgeye girişine izin verilmemesi, tehlikeyi daha da büyütüyor.

Dünyanın gözü önünde hayatta kalma mücadelesi

Teknoloji, yapay zekâ ve refah çağından söz eden dünya, Gazze’de insanların farelerden korunabilmek için gerekli en basit malzemelere dahi ulaşamamasını seyrediyor. İşgal ve abluka altında tutulan şehirde barınmak, temiz su bulmak, yiyecekleri korumak ve hastalıklardan kaçınmak günlük bir hayatta kalma mücadelesine dönüşmüş durumda.

Gazze’de mevsimler değişirken acının şekli de değişiyor. Kışın soğuk, yağmur ve çamurla mücadele eden halk, yaz aylarının gelmesiyle birlikte sıcaklık, salgın hastalıklar, haşereler ve kemirgen istilasıyla karşı karşıya kalıyor. İşgalci rejimin yaşanmaz hâle getirdiği Gazze’de sefaletin her safhası, yeni bir insani felaket doğuruyor.