İsrail hapishanelerinde binlerce Filistinli tutuklu bulunuyor. İsrail, Filistinli tutukluları sert koşullarda tutuyor, onları ailelerinden ve avukatlarından izole ediyor ve işkence uyguluyor.

Gazze'deki Filistin hükümetine bağlı Esirler ve Serbest Bırakılanlar Bakanlığı'ndan İsrail'in alıkoyduğu Filistinlilere ilişkin yapılan yazılı açıklama Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi tarafından duyuruldu.

Açıklamada İsrail'in alıkoyduğu Gazzelilerden 36'sının işkenceyle hayatını kaybettiği kaydedildi.

İsrail'in Gazze'ye saldırılarını başlattığı 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana alıkonulması sonrası toplam 54 Filistinlinin yaşamını yitirdiği belirtildi.

"Vahşi köpekler alıkonulanların üzerine salınıyor"

Bakanlığın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

İsrailli müzakere heyeti esir takası görüşmeleri için Kahire'de İsrailli müzakere heyeti esir takası görüşmeleri için Kahire'de

"İsrail hapishanelerinde esirlerin yaşadığı felaketin boyutu çok büyük. Esirler benzeri görülmemiş korkunç ve ve insanlık dışı yaşam koşullarıyla karşı karşıya. İsrail, başta alıkoyma suçu olmak üzere, Gazzeli esirlere karşı insanlık suçu işlemeye devam ediyor. Uluslararası kurumların ihmali nedeniyle İsrail hapishaneleri binlerce Filistinli esir için toplu mezar haline geldi."

Açıklamada alıkonulan Filistinlilere karşı, tekrarlanan bir şekilde ellerin ve ayakların bağlanması, gözlerin uzun süre bağlanması, elektrikle idam, sistematik aç bırakma, zincirlerle asma ve vücudunun keskin bir aletle delinmesi gibi çeşitli işkenceler yapıldığı aktarıldı.

Alıkonulan Filistinliler ayrıca tıbbi bakımdan mahrum bırakılırken, vahşi köpeklerin alıkonulanların üzerine salındığı ifade edildi.

Açıklamada uluslararası insan hakları kuruluşlarına, "İsrail cezaevlerini ve tüm gözaltı merkezlerini ziyaret ederek, tutukluların maruz kaldığı ağır ihlallerin ve vahşi suçların tespit edilmesi ve ortaya çıkarılması" çağrısında bulunuldu.

Kadın tutuklular işkence görüyor

İsrail'deki Damon ve Hasharon hapishaneleri ile soruşturma merkezlerinde yüzlerce Filistinli tutuluyor.

7 Ekim'in ardından İsrail hapishanelerindeki kadınlara ait tüm elektrikli aletlere el konuldu. Yiyeceklerin kalitesi düşürüldü ve miktarları asgarinin altına indirildi. Bunun dışında kantinler kapatıldı, aile ziyaretleri yasaklandı, kıyafet, battaniye ve kadın hijyen malzemesi erişimi kısıtlandı. En temel yaşam malzemesi olan içme suları kasıtlı olarak kirletildi, duş alma ve açık hava avlularındaki dinlenme saatleri düşürüldü.

Kadınların ayrıca, hapishane idaresi tarafından, sorgu sırasında, kliniğe gittiklerinde, avukatla görüştüklerinde veya gözaltında tutulduklarında darbedildiği, işkenceye maruz kaldığı, elleri, ayakları ve gözlerinin acımasızca bağlandığı aktarıldı.

Tutsak kadınların çıplak aramaya tabi tutulduğu, tecavüzle tehdit edildiği, saçlarının çekildiği, yerlerde sürüklendikleri, zor ve acı verici durumlarda cep telefonlarıyla fotoğraflarının çekildiği ifade edildi.

Kadınların genel durumunun zor ve endişe verici olduğuna vurgu yapılan raporda, Arap ve uluslararası kadın kuruluşları ile sosyal kurumlara, Filistinli tutuklu kadınlar için harekete geçme ve onları İsrail'in sistematik suç makinesine terk etmeme çağrısı yapıldı.