Ateşkes kararının hemen öncesinde bölgede gerilim hat safhadaydı. İsrail ordusunun Lübnan topraklarına yönelik ağır bombardımanı, Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre 47 kişinin ölümüne sebep oldu. Yaşanan bu can kayıpları ve yoğun saldırılar, İran'ın İsviçre'de ABD ile yapacağı diplomatik görüşmeleri askıya almasına yol açtı; Tahran yönetimi İsviçre'ye heyet göndermekten vazgeçti. Ancak ABD'nin" yoğun diplomatik çabaları sonucu" tıkanan süreç aşıldı ve ateşkes ilan edildi.
Hizbullah şartları uyguluyor
Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Hizbullah, sahadaki unsurlarına kurallara riayet edilmesi yönünde talimat verdi. Reuters'a konuşan Hizbullah kaynakları, ateşkes şartlarını derhal uygulamaya koyduklarını bildirdi. İsrail tarafı ise anlaşmaya sadık kalacağını duyururken ihtiyatlı bir duruş sergiliyor. Ordu sözcüsü, birliklerin her türlü tehdide karşı teyakkuzda kalacağını ve operasyonel serbestisini koruyacağını ifade etti.
Öte yandan Netanyahu ve Savunma Bakanı Israel Katz, ateşkes ilanından kısa süre önce harekatın süreceği yönünde açıklamalar yapmıştı. Katz, güney Lübnan'daki askeri varlığın süreceğini belirtirken; Netanyahu ise askerlerine yönelik saldırılara misliyle karşılık vereceklerini ve Hizbullah'ı ağır bedellerle karşı karşıya bırakacaklarını ifade etmişti.
Tahran'dan Tel Aviv'e tepki
Gerilim, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir'in sosyal medyadaki paylaşımlarıyla daha da tırmandı. Ben Gvir'in Lübnan'da dört İsrail askerinin ölümü üzerine yaptığı "Tüm Lübnan yanmalı" açıklaması tepki çekti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu sözlerin İsrail rejiminin resmi ve planlı politikasını yansıttığını savundu. Arakçi, Tel Aviv yönetimini küresel bir tehdit olarak nitelendirerek, bu yapının tek amacının kalıcı savaş olduğunu belirtti.




