Muhalefet kanadı, mevcut durumu "stratejik bir yıkım" olarak tanımlayarak başbakanın acizliğini sert sözlerle eleştirdi.
"Netanyahu İsrail için varoluşsal bir tehdit"
Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail halkının güne büyük bir şokla uyandığını belirtti. ABD ile İran arasındaki bu mutabakatın İsrail’i tamamen yalnızlaştırdığına dikkat çeken Golan, Netanyahu’nun güçsüz, iradesiz ve izole bir konumda kaldığını vurguladı.
Golan, Trump’ın bu adımla İran yönetimine adeta bir can simidi sunduğunu iddia etti. Süreci uzun yıllara yayılan bir başarısızlığın zirvesi olarak gören Golan, şu ifadeleri kullandı:
"Netanyahu; Hamas, İran ve Hizbullah’ın çıkarlarına hizmet etmektedir. Onun varlığı İsrail’e sadece zarar vermektedir. Dolayısıyla başbakanlık koltuğundaki bu değişimi, siyasi bir tercihten öte, varoluşsal bir güvenlik mecburiyeti olarak görmek gerekir."
İttifakların kopuşu ve güven bunalımı
Yashar Partisi lideri ve eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot da mutabakatın İsrail’in milli çıkarlarına tamamen aykırı düştüğünü belirtti. Netanyahu’nun hem kendi halkı nezdinde hem de uluslararası müttefikleri gözünde tüm inandırıcılığını yitirdiğini savunan Eisenkot, hükümetin bu tarihi gelişmeyi ancak yabancı liderlerin beyanatları üzerinden öğrendiğini, halkla doğrudan iletişim kurmaktan uzak durduğunu ifade etti.
Mavi-Beyaz Partisi lideri Benny Gantz ise konunun askeri boyutuna dikkat çekti. Gantz, İsrail ordusunun Lübnan’daki işgal faaliyetlerinin devamını ve geri çekilme baskılarına direnmeyi savundu. Bu mutabakatın, İsrail’i gelecek yıllarda çok ağır siyasi, askeri ve hukuki mücadelelerle karşı karşıya bırakacak bir başarısızlık olduğunu ekledi.
Kabine içi isyan: "Vaşington’un vesayetine karşı direneceğiz"
Anlaşmanın etkisisadece muhalefetle sınırlı kaldı; hükümet ortakları da Trump yönetimine adeta bayrak açtı. Aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Vaşington ile Tahran arasındaki bu ortaklığı İsrail için büyük bir yıkım olarak nitelendirdi.
Savunma Bakanı Yisrael Katz, bu mutabakata rağmen İsrail ordusunun Güney Lübnan, Suriye ve Gazze’deki işgal topraklarında ucu açık bir süre boyunca kalmaya devam edeceğini ilan etti.
Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise Trump’ın hamlesine en sert tepkiyi gösteren isim oldu. Ben-Gvir, mutabakatın kendileri açısından hükümsüz olduğunu belirterek, İsrail’in bağımsız bir güç olduğunu ve Vaşingtoun’un vesayetine karşı direneceklerini dile getirdi.





