İsrail basınına yansıyan haberlere göre, Tel Aviv yönetimi, Gazze Şeridi’nin yeniden inşası ve güvenliği için ABD yönetimi tarafından planlanan uluslararası yapıda Türkiye’nin rol almasını engellemek için diplomatik girişimlerini hızlandırdı. The Jerusalem Post gazetesinin üst düzey yetkililere dayandırdığı habere göre İsrail, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başkan Trump tarafından kurulması planlanan "Barış Konseyi"nde (Board of Peace) yer almaması talebini Beyaz Saray’a iletti.

İsrail'in tek çekincesi Türkiye'nin sahadaki varlığı

Haberde, İsrailli yetkililerin son haftalarda Trump yönetimi ile yaptıkları görüşmelerde, Gazze planının uygulanması aşamasında Türkiye’nin devre dışı bırakılmasına odaklandıkları belirtildi. İsrail’in özellikle, planın bir sonraki aşamasında Gazze'ye konuşlandırılması öngörülen "Uluslararası İstikrar Gücü" bünyesinde Türk askerinin bulunmasına kesin bir dille karşı çıktığı vurgulandı.

Tel Aviv yönetiminin, Türkiye’nin Gazze’deki insani yardım ve yeniden imar çalışmalarında etkin rol almasının, Ankara’ya bölgede "önemli bir stratejik dayanak" ve "kontrol gücü" kazandıracağından endişe ettiği kaydedildi. İsrail tarafının bu tutumu, Gazze’de diğer uluslararası aktörlerden ziyade, doğrudan Türkiye'nin bölgedeki artan etkisinin sınırlandırılmak istendiğini gözler önüne serdi.

Trump: "Erdoğan iyi bir dostum, Türkiye'nin varlığı iyi bir şey"

KKTC'den, GKRY'nin AB Dönem Başkanlığı'na tepki
KKTC'den, GKRY'nin AB Dönem Başkanlığı'na tepki
İçeriği Görüntüle

İsrail’in Türkiye’yi denklem dışı bırakma çabalarına rağmen, ABD Başkanı Trump’ın Ankara ile iş birliğine sıcak baktığı belirtildi. Habere göre, Mar-a-Lago’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşmede konuya değinen Trump, Türk askerinin Gazze’deki olası varlığı için, "Bence bu iyi bir şey, Türkiye harika işler çıkardı" ifadelerini kullandı.

Trump’ın ayrıca, "Erdoğan’ı çok iyi tanıyorum, bildiğiniz gibi o benim iyi bir dostum. Ona inanıyorum ve saygı duyuyorum" şeklindeki sözleri, Washington ile Tel Aviv arasında Türkiye’nin rolü konusunda görüş ayrılığı yaşandığına işaret etti.

Garantör ülke statüsü

ABD yönetiminden bazı yetkililerin ise Türkiye'nin, Mısır ve Katar ile birlikte Hamas ile imzalanan anlaşmanın garantörü olması nedeniyle Barış Konseyi'nde mutlaka yer alması gerektiğini savunduğu bildirildi. Gelecek ay Trump’ın Barış Konseyi’nin yapısını resmen açıklaması beklenirken, Türkiye’nin masadaki yerinin korunması, bölgesel istikrar açısından kritik bir faktör olarak değerlendiriliyor.

Afrika Boynuzu'nda da Türkiye rahatsızlığı

Öte yandan İsrail ile Türkiye arasındaki gerilimin sadece Gazze ile sınırlı kalmadığı, Afrika Boynuzu’ndaki gelişmelerin de iki ülke arasında fikir ayrılığına neden olduğu belirtildi. İsrail'in Somaliland'ı bağımsız bir devlet olarak tanımasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu kararı "kabul edilemez" olarak nitelediği ve Somali'nin toprak bütünlüğüne vurgu yaptığı hatırlatıldı. Türkiye'nin Somali ile enerji sondajı ve uzay limanı projeleri gibi stratejik anlaşmalarla bölgedeki varlığını derinleştirmesinin de İsrail tarafından yakından izlendiği kaydedildi.