Yaşanan bu hadise saniye saniye takipçileri tarafından izlenirken, infial oluşturan asıl detay ise saldırı sırasında hesaba yağan "hediyeler" ve etkileşim oranları oldu. Sözlü tartışmanın fiziki kavgaya ve ardından bıçaklı saldırıya dönüştüğü o anlar, dijital dünyanın geldiği ürkütücü noktayı bir kez daha gözler önüne serdi.

Modern Panayırda Kanlı Teşhir!

Bu hadise, modernitenin insanı ruhsuz bir nesneye, ekranı ise bir giyotine dönüştürdüğü sistemik bir iflasın resmidir. İnsan canının "peynir ekmek" kadar ucuzlaması, şiddetin estetize edilerek pazarlanması ve cinayete teşebbüsün "beğeni" ile ödüllendirilmesi, toplumun ruh köküne sıkılan bir kurşundur.

Bugün sosyal medya, modern çağın Roma arenalarını aratmamaktadır. Tek fark; aslanların yerini algoritmaların, gladyatörlerin yerini ise haysiyetini takipçi sayısına kurban etmiş figürlerin almasıdır. Bir kadın, bir başka kadını sokak ortasında doğrarken ekran başında bu vahşeti "hediye" yağmuruyla seyreden kitle, çürümenin sadece failde değil, seyircide de kökleştiğini göstermektedir.

CHP'li Uşak Belediyesi'ne bir operasyon daha: 25 gözaltı
CHP'li Uşak Belediyesi'ne bir operasyon daha: 25 gözaltı
İçeriği Görüntüle

Normalleştirilen Vahşet

İnsan öldürmenin ve zarar vermenin sudan sebeplerle meşrulaştırılması, seküler kutsalların insanı korumaya yetmediğinin kanıtıdır. Şiddet artık bir tepki değil, bir "içerik" halini almıştır. Sosyal medya bu cinnet haline sadece teşne olmuyor, bizzat bu cinneti kurguluyor ve fonluyor.

Mesele bir bıçak darbesi değil, o bıçağı eline tutturan ve o eli alkışlayan manevi boşluktur. İnsanı eşref-i mahlukat katından indirip "et ve kemik" yığınına indirgeyen bu sistem, kendi canavarlarını üretmeye devam edecektir. Eğer bu dijital lağım ve değerler erozyonu durdurulmazsa, sokaktaki her tartışma bir canlı yayın infazına gebedir.