Şubat 2024'ten bu yana yayımlanan tematik raporlar serisinin dokuzuncusu olan bu belge, hem Türkçe hem de İngilizce dillerinde hazırlanarak küresel bir farkındalık oluşturmayı hedefliyor.

Sistematik zulmün belgesi

Akarca’nın ifadelerine göre, İsrail yönetimi Filistin topraklarında her türlü işkence metoduna başvuruyor. KDK, bu saldırıları birer çatışma olarak görmekten öte, temel insan hakları çerçevesinde inceleyerek kayıt altına aldı. Hazırlanan raporun temel amacı, insanlık vicdanını yaralayan bu eylemlerin cezasız kalmasını önlemek. Bu kapsamda Akarca, Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm kurumlarıyla birlikte, bu suçları işleyen şahısların Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanması için kararlı bir duruş sergilediklerini vurguladı.

7 Ekim 2023 tarihinden bu yana devam eden saldırılarda, bölgede on binlerce sivil şehit edildi. Şehid olanların çok büyük bir bölümünü; çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engelli bireyler oluşturuyor. Bölgedeki tutukluluk şartlarına dair çarpıcı veriler paylaşan Başdenetçi, şu ayrıntılara dikkat çekti:

Başıboş köpek terörü çocukları parçalıyor: Devlet güvenliği ne zaman sağlayacak?
Başıboş köpek terörü çocukları parçalıyor: Devlet güvenliği ne zaman sağlayacak?
İçeriği Görüntüle

Tutuklu Sayısı: İsrail cezaevlerinde yaklaşık 9 bin 500 Filistinli bulunuyor.

İdari Tutukluluk: Bu kişilerin üçte biri "idari tutuklu" statüsünde. Yani herhangi bir suçlama yöneltilmeden, yargı önüne çıkarılmadan ve savunma hakkı tanınmadan aylarca sorgusuz sualsiz hücrelerde tutuluyorlar.

Bebeğe yapılan işkence kayıtlarda

Raporun en sarsıcı bölümlerinden birini, Mart 2026 tarihli bir haber teşkil ediyor. Belgeye giren bu vakada, terörist İsrail askerlerinin bir babayı itirafa zorlamak amacıyla bebeğine işkence yaptığı gerçeği yer alıyor. Akarca, bu tür eylemlerin doğrudan birer insanlık suçu ve soykırım olduğunu belirtti.

Küresel Sumud Filosu gibi sivil inisiyatiflerin faaliyetlerini de destekleyen KDK, hazırladığı raporu Uluslararası Ceza Mahkemesi ve dünya genelindeki ombudsmanlık ağlarına da iletti.