Yıllardır "sanat" ve "eğlence" maskesi altında Türkiye'nin aile yapısının kalbine hançer saplayan televizyon kanalları, nihayet izleyici tepkilerinin duvarına çarptı. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), toplumun sinir uçlarıyla oynayan üç kanalı yayın ihlalleri sebebiyle parayla cezalandırdı.
- Sen ne işe yararsın RTÜK?
- RTÜK'ten 5 platforma ceza! Millet bu mecraların kapatılmasını istiyor
- RTÜK'ten sapkınlığı yayan platformlara idari para cezası!
- RTÜK uyuyor mu? Bu senaryolar neden denetlenmiyor?
Aile müessesesine "dizi" süslü suikast
Kanal D ekranlarında yayınlanan "Güller ve Günahlar" isimli rezalet, çarpık ilişkileri meşrulaştıran ve ahlaki yozlaşmayı "modernlik" diye pazarlayan sahneleriyle bardağı taşırdı. RTÜK, 6112 sayılı kanunun "milli ve manevi değerlere aykırılık" maddesini işleterek kanuna toslayan bu yapıma idari para cezası verdi.
Aynı şekilde, NOW (eski adıyla Fox) kanalının "Kıskanmak" adlı dizisi de gençliği hedef alan zehirli oklarını fırlatmaya devam ediyor. Aile içi çatışmayı, husumeti ve şiddeti sıradanlaştıran bu yapım, "aile kurumunu zedelemek" suçundan nasibini aldı. Batı tandanslı bu kültürel operasyonun bir parçası olan yapımın, şiddeti meşrulaştırma çabası kurulun kararıyla tescillenmiş oldu.
Reyting uğruna cemiyeti yozlaştırma
Sadece diziler değil, gündüz kuşağı programları da bu manevi erozyonun baş aktörleri arasında. STAR TV’de yayınlanan "Nur Viral ile Sen İstersen" adlı program, "marjinal ve yozlaşmış" hayat hikayelerini reyting malzemesi yaparak evlerimizin mahremiyetine tecavüz etmektedir. Değerlerimizi pazara çıkaran bu "reyting canavarı" anlayışa da Üst Kurul tarafından para cezası kesildi.
Para cezası değil, tam tasfiye gerek!
RTÜK’ün verdiği bu kararlar, her ne kadar toplumsal vicdanı bir nebze rahatlatsa da mesele sadece para cezasıyla geçiştirilemeyecek kadar derindir.
Televizyon ekranları, bugün Batı’nın kokuşmuş kültürünü içimize zerk eden birer şırınga vazifesi görmektedir. Gençliğimizi, ailemizi ve geleceğimizi hedef alan bu 'kültürel terör' faaliyetlerine karşı sadece para cezası kesmek, bataklığı kurutmak yerine sivrisinek kovalamaktır. Ahlak düşmanı bu yayınların sadece cüzdanına değil, varlığına kilit vurulmalıdır!
Milletin manevi muhafızlığını yapması gereken kurumların, bu tür yozlaşma projelerine karşı daha sert ve kökten çözümler üretmesi elzemdir. Aksi takdirde, kesilen cezalar "reklam gideri" olarak görülecek ve kültürel işgal tam gaz devam edecektir.
Baran Dergisi




