"Hilafetin kaldırılmasının ardında İslam düşmanlığı yatıyor"
"Hilafetin kaldırılmasının ardında İslam düşmanlığı yatıyor"
İçeriği Görüntüle

Çanakkale, bir asır evvel yaşanıp bitmiş bir takvim yaprağı değildir; doğrudan doğruya İslam’ın izzetini, şeriatın hükmünü, ezanın susmamasını gaye edinen bir büyük hesaplaşmadır. O gün boğazın serin sularına gömülen sadece İngiliz zırhlıları değil, Payitaht’ı düşürüp hilafeti tarihe gömmek isteyen Batılı küstahlıktı.

Bu zaferin temel harcı, Sultan Abdülhamid Han’ın dâhiyane ileri görüşlülüğüyle atılmıştır. Boğazın iki yakasına inşa ettirdiği tabyalar, yerleştirdiği ağır bataryalar ve kurduğu savunma hattı, 18 Mart’taki büyük destanın asıl hazırlayıcısıdır. Abdülhamid Han’ın devlet aklı olmasaydı, Çanakkale’de sergilenen muazzam direnişin teknik altyapısı da vücut bulamazdı.

Salih Mirzabeyoğlu’nun işaret ettiği üzere, şehadete koşan gerçek kahramanlar, sadece bir toprak parçasını değil, topyekûn bir ruh nizamını müdafaa ediyorlardı. Gaye, hilafet merkezini korumak ve şeriatın sancağını yere düşürmemekti. Bugün 18 Mart’ı anmak; bu büyük davayı romantik bir hamasete kurban etmek değil, Abdülhamid Han’ın ferasetini ve şehitlerin şeriat ve hilafet davasını bugünün fikrî kavgasına mermi yapmaktır. Bu dava, ezan dinmesin ve İslam’ın son kalesi sarsılmasın diye ölüme gülümseyenlerin mirasıdır.