Oytun Erbaş, uzun yaşam meselesine dair yaptığı değerlendirmede, insan ömrünü uzatan en temel unsurun huzur olduğunu söyledi. Uzun ve sağlıklı bir hayat için nabzın düşük seyretmesinin önemli olduğuna dikkat çeken Erbaş, kalbi daha sakin çalışan insanların, yüksek nabızla yaşayanlara göre daha avantajlı olduğunu ifade etti.
Erbaş, uzun yaşamın yalnızca biyolojik şartlarla açıklanamayacağını, insanın ruh dünyası, iç sesi ve hayat düzeninin de bu meselede belirleyici olduğunu vurguladı. Huzurlu bir hayat için insanın iç sesinin duayla yoğrulması gerektiğini belirten Erbaş, Allah’tan sağlık, sıhhat ve hayır dilemenin insanı içten düzenleyen bir istikamet sunduğunu söyledi.
İnsanın fıtratına uygun yaşamasının önemine işaret eden Erbaş, uzun yaşamın esasının İslami kanunlara göre yaşamak olduğunu dile getirdi. Erken kalkmak, gün ağarırken uyanmak ve gün batınca uyku düzenine geçmek gibi alışkanlıkların, İslami hayat nizamıyla doğrudan irtibatlı olduğunu belirtti.
Sabah namazıyla birlikte gün ışığında kalkmanın ve yatsıdan sonra istirahate çekilmenin, beynin güneşle senkronizasyonunu sağladığını ifade eden Erbaş, bu düzenin insan bedenini ve zihnini tabii ritmine kavuşturduğunu söyledi.
Erbaş’ın sözleri, modern hayatın insanı bozduğu uyku, stres ve beden düzeni karşısında İslam’ın yalnızca ibadet hayatını değil, insanın bütün varlık düzenini kuşatan bir ölçü sunduğunu bir kez daha gösterdi. Modern dünyanın “sağlıklı yaşam” adı altında yeniden keşfetmeye çalıştığı birçok hakikat, İslam’ın asırlardır emrettiği hayat nizamında zaten yerini buluyor.




