Nefsî prangalarından sıyrılarak, zaman ve mekânın ötesindeki cennet ufkuna doğru kanatlanır. Bir hadis-i şerifte buyurulduğu üzere: “Ramazan Ayı gelince, cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulurlar.” [1]

* * *

Oruç sayesinde nefsine hâkim olan mümin, eşya ve hadiseye ruhun penceresinden bakmayı öğrenir. Şeytana geçit vermeyen irade hamlesi, ferdi ve cemiyeti nurlandırır. İnsanın yaşadığı her an, sonsuzluğa açılan bir kapıdır; Ramazan-ı Şerif’in, içinde hangi hikmetleri sakladığını ancak kalbini bu ziyaya açanlar idrak edebilir.

Allah Resulü şöyle buyurur: “Ameller niyetlere göre değerlendirilir. Herkese niyet ettiği şey vardır.” [2] Amelin hakikî kıymeti, failin niyetinde gizlidir. Fahr-i Kâinat Efendimiz’in müjdesiyle: “Niyet ederek ve ecrini Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutan kişinin geçmiş günahları affolunur.” [3]

* * *

Ramazan, Kelâmullah’ın yeryüzüne tenezzül ettiği aydır. İnsanlığın son kurtuluş reçetesi olan Kur’an-ı Kerim, bu ayda inmeye başlamıştır: “(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır...” (Bakara, 185) Cebrail (a.s) ile Allah Resulü’nün her yıl bu ayda buluşup Kur’an’ı karşılıklı okumaları, bugün camilerimizde ve evlerimizde süren "mukabele" geleneğinin kaynağıdır.

* * *

Ramazan’ın gecesi, gündüzü kadar azizdir. Asıl olan, bu kıymetli zamanı uyanık bir kalple ihya etmektir. Hadis-i şerifte belirtildiği gibi: “Kim Ramazan ayının faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek, Ramazan’ı ibadetle ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır.” [4] Hz. Ömer döneminden itibaren bir nizam halini alan teravih ise, Müslümanların birliğini ve manevî şevkini diri tutar.

* * *

Ramazan’ın kalbi Kadir Gecesi’dir. Kur’an’ın şerefiyle müstakil bir sureye konu olan bu gece, bin aydan daha hayırlıdır. “Doğrusu biz Kur'an-ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir Gecesi'nin ne olduğunu bilir misin? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır...” (Kadir, 1-5) Allah’ın Resulü bu gecenin Ramazan’ın son on gününde, bilhassa tek gecelerde aranmasını tavsiye etmiştir. [5][6] Kadir Gecesi’ni yakalamanın sırrı, her geceyi Kadir bilerek yaşamakta gizlidir. Bu gece, geçmişin muhasebesi ve geleceğin inşası için en büyük tevbe kapısıdır.

* * *

İran ve Rusya’dan ortak deniz tatbikatı
İran ve Rusya’dan ortak deniz tatbikatı
İçeriği Görüntüle

İslam’ın cemiyet planındaki nizamı, "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" [7] ölçüsü üzerine kuruludur. Bir mahallede bir kişi aç kalırsa, o cemiyet Allah’ın himayesinden uzaklaşır. [8] Ramazan, bu sosyal şuurun zirveye ulaştığı, bencillik surlarının yıkıldığı aydır. Oruç, zengine açlığın ne olduğunu bizzat tattırarak onu fakirin derdiyle dertlenmeye mecbur kılar. Malın ve mülkün gerçek sahibinin Allah olduğu gerçeği, infak ve yardımlaşma ile tescillenir.

* * *

"Şehr-i Siyam" olarak anılan Ramazan, orucun farz kılındığı aydır: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.” (Bakara, 183) Oruç (Savm), nefsi her türlü süflî arzudan alıkoymaktır.

* * *

Oruç, riyanın en az karıştığı, kulun Rabbi ile baş başa kaldığı bir sırdır. Kudsi hadiste buyurulduğu üzere: "Oruç doğrudan doğruya benim için yapılmış bir ibadettir. Onun karşılığını da bizzat ben vereceğim." [9] Hakiki oruç, dili yalandan, gözü haramdan, kulağı gıybetten korumaktır. Aksi takdirde, elde kalan sadece açlık ve susuzluk olur. [10]


DİPNOTLAR

[1] Buhari, Savm, 5, II, 227. [2] Buhari, Bed’ü’l-Vahy 1, I, 2; Müslim, İmare 155, II, 1516. [3] Buhari, Savm, 6, II, 228. [4] Buhari, İman, 37, I, 14; Müslim, Salâtü’l-Müsafirîn, 13. II, 523; Nesâi, Kıyamu’l-Leyl, 3, III, 201. [5] Buhari, Leyletü’l-Kadr, 2, II, 253; Müslim, Sıyam, 40. I, 828; Tirmizî, Savm, 72. IV, 158. [6] Buhari, Leyletü’l-Kadr, 2, II, 253; Müslim, Sıyam, 40. I, 822-823. [7] Ahmed b. Hanbel, I, 55. [8] Ahmed b. Hanbel, II, 33. [9] Buhari, Savm, 2, II, 226; Müslim, Sıyam, 163. I, 807. [10] İbn Mâce, Savm, 21, I, 539.