Metin Yüksel, 17 Temmuz 1958’de Bitlis’te, İslam alimi Sadrettin Yüksel ve Sarete Hanım’ın çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesiyle birlikte dokuz yaşındayken Fatih’e yerleşti. Ortaokul ikinci sınıfta okulu bırakarak eğitimini babasından aldığı Kur'an ve temel İslami derslerle sürdürdü. Genç yaşından itibaren İslami teşkilatlanmaların içinde yer alan Yüksel, Akıncılar hareketinin Fatih Reisi oldu. Bu süreçte, Salih Mirzabeyoğlu’nun çıkardığı ve İslami hareketin militan çizgisini temsil eden Gölge Dergisi ile organik bir bağ kurdu. Metin Yüksel, sadece bir teşkilatçı değil, aynı zamanda Gölge dergisinin aktif bir dağıtıcısıydı; eylemci çizgisini ve aradığı ruhu bu kadroda buldu.
Fatih Akıncılar bürosunu Gölge dergisinin posterleriyle donatan Metin Yüksel, "Bizi sokağa çekemezler" diyen pasif anlayışın aksine, Gölge kadrosuyla birlikte boykotlarda ve çatışmalarda en ön safta yer aldı. Haydar semtindeki şubede halka ücretsiz sağlık hizmeti verecek kadar hayatın içinde, il yönetimini pek takmayan isyancı ruhuyla da bağımsız bir karaktere sahipti. Salih Mirzabeyoğlu’nun mana babası olduğu Akıncılar teşkilatı içinde; Kemalist düzene ve düzenin hocalarına karşı sert bir duruş sergiledi. YIE boykotlarından Mecidiyeköy’deki çatışmalara kadar her eylemde Gölge kadrosuyla omuz omuza verdi.
Onun mücadelesi yerel sınırları aşan bir ümmet bilincine sahipti. Fatih Postanesi önünde Gölge kartpostallarını satarken kasetten Moro Destanı’nı çalar, Şah’a karşı İran halk hareketini destekleyen kalaşnikoflu afişleri kendi elleriyle hazırlardı. Bu eylemleri bir "İrancılık" değil, Ehl-i Sünnet itikadı üzere emperyalizme vurulan her darbeyi destekleme iradesiydi. "Şehadet bir çağrıdır, tüm nesillere ve çağlara..." sloganının sahibi olan Metin Yüksel, İzmir’deki bir aksiyondan dönüp rapor vermek üzere sözleştiği 23 Şubat 1979 günü, Cuma namazı çıkışı Fatih Camii avlusunda pusuya düşürülerek şehit edildi. Şehidimizin mekânı cennet, makamı âli olsun.




