Evrensel yargı yetkisi kapsamındaki davada, aralarında Netanyahu'nun da bulunduğu 35 sanık soykırım ve insanlığa karşı suçlardan yargılanıyor. Adliye önünde açıklama yapan avukatlar, gerçekleştirilen hukuki mücadelenin mazlumların hakkını savunmak adına tarihi bir eşik oluşturduğunu belirtti.
"Evrensel yargı" yetkisiyle açılan tarihi dava
Terörist İsrail’in insanlık dışı ablukasını kırmak ve Gazze'ye yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan sivil filolara düzenlenen saldırıların hesabı mahkemede soruluyor. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşması sabah saatlerinde başladı. Yeryüzü Avukatları Derneği Başkanı Avukat Enes Kafadar, açılan davanın evrensel yargı yetkisi prensibine dayandığını vurguladı. Kafadar, Gazze'de yaşananların doğrudan soykırım ve insanlığa karşı suçlar olduğunu ifade ederek, sivil mağdurların heyet huzurunda yaşadıkları eziyetleri tüm detaylarıyla anlattığını aktardı.
Hukuki kuşatma genişliyor
Global Sumud Filosu Hukuk Danışmanı Avukat Hüseyin Dişli, saldırılara ilişkin 20 farklı ülkede hukuki süreçlerin aktif olarak devam ettiğini belirtti. Türkiye'nin bu süreçlerin en başında yer aldığını kaydeden Dişli, Vaşington ve batılı güçlerin desteğiyle şımartılan işgal rejimine karşı uluslararası mahkemelerde önemli sonuçlar alacaklarına inandıklarını dile getirdi.
Gazze bir soykırım kampıdır
Mavi Marmara Derneği Başkanı Beheşti İsmail Songür, Gazze için kullanılan "açık hava hapishanesi" tanımının gerçeği yansıtmadığını, bölgenin bilfiil bir soykırım kampına dönüştürüldüğünü söyledi. Siyonist rejimin gıda, temiz su ve ilaç geçişine asla müsaade etmediğini vurgulayan Songür, insanlık onurunun ayaklar altına alındığını kaydetti. MAZLUMDER Başkanı Avukat Kaya Kartal ise katil İsrail’in cezasızlık psikolojisinden beslendiğini hatırlatarak davanın sonuna kadar takip edilmesi gerektiğinin altını çizdi.




