Trump, Fox News’e yaptığı açıklamada, Maduro’nun “kale gibi korunaklı” bir yerden alındığını ve süreci “televizyon dizisi izler gibi canlı” takip ettiğini söyledi. "Operasyon" sırasında hiçbir ABD hava aracının kaybedilmediğini belirten Trump, saldırının birkaç gün önce planlandığını ancak hava koşulları sebebiyle ertelendiğini ifade etti.

Suriye ordusunun SDG'ye karşı operasyon başlattığı Halep'te son durum ne?
Suriye ordusunun SDG'ye karşı operasyon başlattığı Halep'te son durum ne?
İçeriği Görüntüle

ABD Başkanı, Maduro ve eşinin USS Iwo Jima savaş gemisinde tutulduğunu, daha sonra New York’a götürüldüklerini açıkladı. Trump, saldırının uyuşturucu kartellerine mesaj niteliği taşıdığını savunarak, Venezuela petrol endüstrisine yönelik yeni adımlar atılacağını da dile getirdi. Trump, saldırıda birkaç yaralı olduğunu, ölü bulunmadığını söyledi.

ABD Adalet Bakanlığı, Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in New York Güney Bölgesi’nde güya uyuşturucu terörizmi, kokain ithalatı ve ABD’ye karşı ağır silah bulundurma gibi suçlamalarla yargılanacağını açıkladı. ABD basını, Maduro’nun yargılama süreci öncesinde New York’taki Metropolitan Detention Center adlı federal gözaltı merkezinde tutulabileceğini aktardı.

ABD basınında yer alan haberlerde, operasyon talimatının Trump tarafından günler önce verildiği, seçkin Delta Force birimi tarafından gerçekleştirildiği ve CIA’in aylardır Maduro’nun yerini takip ettiği öne sürüldü.

Venezuela yönetimi ise saldırının ardından ülkede olağanüstü hal ilan etti. Karakas’ta patlamalar sonrası elektrik kesintileri yaşandığı, askeri tesisler çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındığı ve bazı bölgelerde halkın sokaklara çıktığı bildirildi. Venezuela İçişleri ve Savunma Bakanlığı yetkilileri halka sakinlik çağrısı yaptı.

Uluslararası tepkiler de gecikmedi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı taraflara itidal çağrısında bulunurken, Rusya saldırıyı kınadığını açıkladı. Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Birleşmiş Milletler’i acil toplantıya çağırdı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise Maduro’nun “adalet karşısına çıkarılacağını” savundu.

Venezuela yönetimi ve yerel kaynaklar, ABD tarafından “operasyon” olarak sunulan bu sürecin fiilen bir işgal girişimi olduğunu vurgularken, saldırının bu denli kısa sürede ve hedefe odaklı şekilde gerçekleşmesinin ülke içinden sağlanan destek ve bilgi akışı olmaksızın mümkün olamayacağına dikkat çekti. Yetkililer, söz konusu saldırıda Venezuela’ya ihanet eden unsurların rolünün ayrıca araştırıldığını, aksi hâlde böylesi bir müdahalenin bu ölçüde kolay hayata geçirilemeyeceğini belirtti.

Bu süreçte yaşananların bir askerî “operasyon” değil, doğrudan işgal olduğu görülüyor. ABD yönetimi, benzer müdahaleleri uzun süredir “güvenlik” ve “uyuşturucu ile mücadele” söylemleriyle olağanlaştırıyor ve her defasında fiilî müdahalelerine hukuki bir kılıf üretiyor. Karakas’a yönelik saldırıda asıl hedefin Venezuela’nın petrol ve stratejik kaynakları olduğu açık biçimde ortaya çıkarken, bu kadar kısa sürede ve düşük dirençle ilerleyen bir işgalin yalnızca dış askerî güçle açıklanamayacağı anlaşılıyor. Söz konusu sürecin, Venezuela’nın içinden sağlanan bilgi, destek ve ihanet kanalları olmaksızın bu ölçüde kolay hayata geçirilmesi mümkün görünmüyor.