Yahudi’nin sözcüsü Sözcü TV
“Siyonist olduğunu ve İsrail’i desteklediğini” açıkça beyan eden ve İsrail’in kucağında yaşayan sözde “Türk vatandaşı” Türkü Avcı canlı yayına bağlandı.
Gazze’de on binlerce sivil katledilirken, Filistin şehirleri haritadan silinirken ve terörist Yahudi’nin saldırıları dünya kamuoyunda infial uyandırırken; Sözcü TV’nin yayın önceliğinin “İsrailliler için endişelenmek” olması, hangi merkezden konuşulduğu sorusunu kaçınılmaz kılıyor.
Adeta Yahudi toplumuyla empati kurulması yönünde bir mesaj veriliyor. Teröristler, insan gibi gösterilmeye çalışılıyor.
Özlem Gürses’in, İsrail’de sığınakta bulunan bir isimle kurduğu duygusal diyalog ve “çok endişelendim” vurgusu, bir gazetecilik refleksi olmaktan çok, açık bir taraf tutuş. Türkiye’deki kamuoyunun büyük çoğunluğu Filistin’de yaşanan vahşete tepki gösterirken; Sözcü TV’nin İsrail merkezli bir mağduriyet anlatısını öne çıkarması, editoryal tercihin bilinçli bir yönelim olduğunu gösteriyor. Üstelik yayına alınan kişinin, kendisini “Siyonist” olarak tanımladığı kayıt altındayken...
Daha da vahimi, Yahudi Türkü Avcı’nın İsrail’de bir röportajda Türkiye’yi aşağılaması ve İsrail’i göklere çıkarması. Filistin’de işgal, abluka ve sistematik şiddet sürerken; İsrail’in “eşcinsel hakları” üzerinden pazarlanması ve bu çerçevede bir medeniyet üstünlüğü anlatısı kurulması, Batı merkezli söylemin yerli uzantısı olmaktan başka bir anlam taşımıyor.
İşte Yahudi Avcı’nın verdiği röportaj:
Muhabir: Merhaba, nasılsın? Affedersin. Nerelisin?
Türkü Avcı: Türkiye.
Muhabir: Türkiyelisin ve İsrail’de mi yaşıyorsun?
Türkü Avcı: Evet.
Muhabir: İsrail’e neden geldin?
Türkü Avcı: Çünkü burada okumak istedim.
Muhabir: İsrail’e okumak için geldin ama neden kalmaya karar verdin?
Türkü Avcı: Çünkü 7 Ekim’de buradaydım ve ayrıca 7 Ekim’den önce de İsraillilerle tanıştım, gördüm ki...
Muhabir: Yahudi değilsin ve antisemitizme (Yahudi karşıtlığına) karşı mı mücadele ediyorsun?
Türkü Avcı: Evet.
Muhabir: Kendini bir Siyonist olarak mı görüyorsun?
Türkü Avcı: Evet, tabii ki.
Muhabir: Sen Siyonist olan Müslüman bir Türk kadın mısın?
Türkü Avcı: Evet, evet.
Muhabir: İran’da yaşananlar hakkında ne düşünüyorsun?
Türkü Avcı: Korkunç ve hepimiz bundan ders çıkarmalıyız, özellikle benim ülkem Türkiye.
Muhabir: Türkiye’deki insanlar İsrail’i seviyor mu?
Türkü Avcı: Şu an hayır, maalesef.
Muhabir: Neden sevmiyorlar?
Türkü Avcı: Çünkü ülkemde devam eden tüm o aşırı İslamcı propaganda yüzünden.
Muhabir: İnsanlar İsrail’in Filistinlilere soykırım yaptığını söylüyor ama Müslüman bir kadın olarak İsrail’de kendini güvende hissediyor musun?
Türkü Avcı: Evet, kendimi Avrupa’da olduğumdan daha güvende hissediyorum.
Muhabir: Türkiye’den gelen Müslüman bir kadın olarak, İsrail’de kendini Avrupa’da hissettiğinden daha mı güvende hissediyorsun?
Türkü Avcı: Evet, evet, %100.
Muhabir: İsrail, Orta Doğu’da demokrasiye sahip tek ülke.
Türkü Avcı: Bu doğru. Buradaki insanların beni hoş karşılamasından dolayı çok mutluyum.
Muhabir: Bu aslında şaşırtıcı çünkü bence İsrail, Orta Doğu’da bir dükkanda eşcinsel gurur (pride) bayrağı görebileceğiniz tek ülke.
Türkü Avcı: Evet, ben Kudüs’te yaşıyorum ve geçen yıl Kudüs’te bir onur yürüyüşü yapıldı; tüm askerler ve polis memurları onur yürüyüşü için tüm yolları kapattı...
Muhabir: Eşcinsel olan zavallı Filistinliler... Filistin’de eşcinsel olamayacağınızı, Orta Doğu’da sadece İsrail’de eşcinsel olabileceğinizi bilmiyorlar. Orta Doğu’da eşcinsel biri olarak kendinizi güvende hissedebileceğiniz tek ülke burası.
Türkü Avcı: Evet, bu onların bilmediği şeylerden biri.
Muhabir: Tanıştığımıza memnun oldum.
Türkü Avcı: Ben de memnun oldum.
Sözcü TV, kimin sözcülüğünü yapıyor?
Sözcü TV, kimin sözcülüğünü yapıyor? Türkiye toplumunun inanç ve vicdan hassasiyetlerine yabancılaşmış bir yayın dili, kime mesaj veriyor? İsrail’e “biz buradayız” demek için mi bu yayınlar yapılıyor? Türkiye’de İslam’a ve Müslüman kimliğe mesafeli bir çizgi izleyen çevrelerin, İsrail söz konusu olduğunda böylesine hassaslaşması elbette tesadüf değildir.
Türkiye’de İslamî hassasiyetleri geriletmeyi hedefleyen, Filistin direnişini kriminalize eden ve Yahudi’yi masum gösteren bir medya dili, toplumsal karşılığını kaybetmiş bir zihniyetin son çırpınışıdır.
Bu kadar İsrail seviciliği aslında bağlı oldukları Kemalizm ideolojisinin bir mirası olsa gerek. Nasılsa İsrail ile Kemalizm arasında ontolojik bir bağ bulunuyor. Ve içimizdeki Yahudiler de bunu korumak için çalışıyor.





