Dün İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın yaptığı açıklamadan öğrendik ki Emniyet'in içinde hâlâ FETÖ mensupları var.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, dün, FETÖ ile irtibat ve iltisaklı olduğu tespit edilen 445 aktif emniyet mensubunun açığa alındığını duyurdu.

Emniyetteki FETÖ operasyonu, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın 6 yılda şifrelerini kırdığı "Garson" kod adlı mahrem sorumluya ait SD kartlardan elde edilen bilgiler üzerinden yapıldı.

SD kartlar üzerindeki incelemeler devam ettikçe örgütle irtibatlı yeni isimler tespit edilecektir. Örgütün lideri F. Gülen'in "Öyle yerleşeceğiz ki bizi jiletle kazıyamayacaklar." sözünü unutmamak ve hep tetikte olmak gerekiyor.

Açığa alınan polisler hakkında yapılacak soruşturma neticesi FETÖ ile ilişkileri hangi seviyede veya kaçının irtibata var ortaya çıkar.

Emniyet içinde FETÖ kadar dikkat edilmesi gereken bir yapılanma daha var. Ümit Özdağ adlı özneyle irtibat ve iltisaklı olan polisler. Kendisi "Bana içeriden bilgi geliyor, talebelerim var." dediği Emniyet'teki bazı polisler devlete rağmen, Özdağ'ın ülkede yaymaya çalıştığı ırkçılığı körüklüyorlar.

Ağustos ayında "Onurlu geri dönüş bize de onur katar" başlığıyla bir makale yayımlamıştı. Makalenin yayımlandığı beri, hemen hemen her gün şikayetler alıyorum. Ülkemize sığınmış insanlara karşı keyfi uygulamalar artmış durumda. Bu uygulamalarla alakalı teferruata gelecekteki yazılarımda inşallah yer vereceğim. Şimdilik ayrıntıya girmiyorum.

Atıf yaptığım mezkûr yazımda şunları yazmıştım: "Türk halkı 12 yıldır Suriyeli kardeşleri başta olmak üzere kendisine sığınanlara gösterdiği tavırla insanlık imtihanından başarıyla çıkmıştır. Elbette ırkçı ve çıkarcı tavır gösterenler olmuştur ama bunlar münferit vakalardır. Türk halkı hem kendisine sığınanlara hem de dünyanın çeşitli bölgelerindeki mağdur insanlara yardım elini hep uzatmıştır.

Türkiye'deki ekonomik problemlerle birlikte "mülteci/göçmen/sığınmacı" başlıklı mevzular ülke gündemin birinci sırasına yerleşti. Ümit Özdağ gibi ırkçı özneler mevzuyu bir iç savaşa dönüştürmeye çalışıyorlar. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da toplumda artan hassasiyeti gözeterek, "Irak ve Suriye istikrara kavuştukça, sığınmacıların gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşleri de hızlanacaktır." açıklamasında bulundu.

“Avrupa olası yeni bir dünya savaşını daha başlamadan kaybetti” “Avrupa olası yeni bir dünya savaşını daha başlamadan kaybetti”

Askerimizin Suriye'de oluşturduğu güvenli bölgelere sığınmacılar yerleştiriliyor. Başkan Erdoğan'ın mezkûr ifadesindeki "onurlu geri dönüş" tâbiri çok mühim. Son 1 aydır kaçak olarak ülkeye girmişler ve oturum süresi bitmiş sığınmacılar toplanıyor. Yalnız, kamuoyuna yansıyan şikâyet ve görüntülerden anlaşılıyor ki yine birileri sapla samanı karıştırıyor. Her Arap'a kaçak muamelesi yapılması Türkiye'nin uzun yıllardı dünyaya verdiği insanlık dersine aykırı görüntülerin çıkmasına sebep oluyor. Ayrıca, kaçak olsalar bile hiçbir kimse insanlık dışı tavırları hak etmez.

Evet, mevzunun başında planlı programlı adımlar atılmadı ama bu sonunda atılmasına engel değil. Bizlere sığınanlara "onurlu geri dönüş" imkânını sağlayarak onurumuzu koruyacağımıza devlet görevlileri farkına varmalı."

Bu yazının üzerinden geçen 4 ayda çok büyük garabetler yaşandı. Yukarıda da yazdığım üzere şimdilik teferruata girmeyeceğim. Tekrar ediyorum: Emniyet içinde FETÖ'cüler gibi Özdağ kliği de temizlenmeli; Kanser tüm vücudu sarmadan hemen şimdi!

Yakup Köse, Star