Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatı doğrultusunda, Bakan Yardımcısı Can Tuncay’ın imzasıyla 81 ildeki 175 ağır ceza Cumhuriyet başsavcılığına resmi bir genelge gönderildi. Genelgeye göre, "terör örgütlerinin güncel faaliyetlerinin takibi, finans kaynaklarının kurutulması ve soruşturmaların koordineli yürütülmesi" amacıyla il Cumhuriyet başsavcılıkları bünyesinde "Terör Suçları Soruşturma Büroları" oluşturulacak.
Yeni düzenlemeyle birlikte, bu bürolarda görev alacak Cumhuriyet savcılarına iş yoğunluğuna göre başka bir iş verilmemesi ve sadece "terör" dosyalarına yoğunlaşmaları hedefleniyor. Dikkat çeken bir diğer unsur ise büroların kolluk birimleriyle her ay düzenli koordinasyon toplantıları gerçekleştirecek olması. Bakanlık bu adımla soruşturma süreçlerinde hızı ve etkinliği artırmayı amaçladığını belirtse de yargı mensupları ile kolluk güçlerinin rutin toplantılarla bu denli yakın çalışmasının, ceza muhakemesinin bağımsızlık ve tarafsızlık dengesini nasıl etkileyeceği sorusu uzmanlarca tartışılıyor.
Geniş yetkilerle donatılması öngörülen bu büroların, uygulamada "terör" tanımlarının sınırlarını ne şekilde çizeceği ve mevcut hukuki güvenceleri nasıl etkileyeceği konusu belirsizliğini koruyor. Büro yetkililerinin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ile doğrudan bilgi paylaşımında bulunacak olması da yargı süreçlerinin idari mekanizmalarla olan ilişkisini yeniden gündeme taşıyor.




