ABD öncülüğündeki koalisyonun Irak’taki askerî varlığının 30 Eylül 2026’da sona ermesi bekleniyor. Bağdat yönetimi tarihi “kesin ve nihai” olarak ilan ederken Amerikan askerleri ve teçhizatı Erbil başta olmak üzere kalan noktalardan çıkarılıyor. Böylece 2003 yılında Irak’ın işgaliyle başlayan Amerikan askerî varlığında yeni bir safhaya geçilecek. Irak yönetimi 1 Ekim’i yabancı askerî varlığın sona erdiği yeni bir dönem olarak görüyor.

Anadolu’nun hafızası silinirken kiliseler ayağa kaldırılıyor
Anadolu’nun hafızası silinirken kiliseler ayağa kaldırılıyor
İçeriği Görüntüle

İşgalin geride bıraktığı enkaz

Washington Irak’tan çıkarken geride bıraktığı ağır bilanço ise ortadan kalkmıyor. ABD’nin 2003’te “kitle imha silahları” bahanesiyle başlattığı işgal Irak devlet yapısını parçaladı, ülkeyi yıllarca sürecek çatışmalara sürükledi. Brown Üniversitesi’nin Costs of War çalışmasına göre Irak Savaşı’nda işgal sonucu yüz binlerce insan öldü. Savaşın altyapının çökmesi, hastalık ve diğer dolaylı etkileriyle ortaya çıkan gerçek can kaybının çok daha yüksek olduğu belirtiliyor. Irak ve Suriye’deki savaşların ardından milyonlarca insan da mülteci veya ülke içinde yerinden edilmiş hâle geldi.

Irak bugün hâlâ 2003 işgalinin açtığı yaralarla uğraşırken, Washington yıllar boyunca doğrudan askerî güçle sürdürdüğü nüfuzunu artık daha düşük maliyetli yöntemlerle devam ettirmeye hazırlanıyor.

Asker gidiyor, Amerikan nüfuzu kalıyor

Çekilmenin ardından Washington ile Bağdat arasındaki askerî ve istihbarî ilişkilerin tamamen kesilmesi beklenmiyor. Iraklı yetkililer koalisyon döneminden “eşit ikili ortaklıklara” geçileceğini, bilgi paylaşımı ve eğitim gibi alanlarda ilişkilerin süreceğini açıklıyor. Dolayısıyla Amerikan askerinin Irak toprağından çıkması, ABD’nin silah satışı, istihbarat, diplomasi ve ekonomik baskı araçlarından vazgeçtiği anlamına gelmiyor.

Irak açısından bundan sonraki temel mesele, yabancı askerin ayrılmasının ardından gerçek egemenliğin tesis edilip edilemeyeceği olacak. Devlet dışındaki silahlı yapıların geleceği, merkezi hükümetin bütün silahlı gücü kontrolüne alıp alamayacağı ve İran-ABD rekabetinin Irak topraklarını yeniden hesaplaşma sahasına çevirip çevirmeyeceği önemini koruyor. 23 yıllık Amerikan işgalinin askerî perdesi kapanırken Irak’ın önündeki asıl imtihan, kendi toprağında kararlarını yabancı başkentlerin müdahalesinden bağımsız biçimde alabilecek bir devlet düzeni kurmak olacak.