Reuters'ın elde ettiği ve içeriği iki ABD'li yetkili tarafından doğrulanan belgede, Başkan Biden yönetiminin ilk kez Ukrayna'ya seyreltilmiş uranyum içeren zırh delici mühimmat göndereceği belirtildi.

Kiev'e yönelik gelecek hafta açıklanması planlanan yeni askeri yardım paketinin bir parçası olması muhtemel bu tür mühimmat Rus tanklarının imhasına yardımcı olabilir.

FBI'nın sorguladığı İsrailli tarihçi Pappe: Yaşananlar Siyonist projenin sonunun başlangıcı FBI'nın sorguladığı İsrailli tarihçi Pappe: Yaşananlar Siyonist projenin sonunun başlangıcı

Mühimmatın Amerikan Abrams tanklarından ateşlenebileceği ve Ukrayna'ya birkaç hafta içinde teslim edilmesinin beklendiği belirtildi.

ABD'li bir başka yetkili Pazartesi günü Reuters'a yaptığı açıklamada, yeni yardım paketinin değerinin içeriğine bağlı olarak 240 ile 375 milyon dolar arasında değişebileceğini söyledi.

İki yetkili ise askeri yardım paketin değerinin ve içeriğinin henüz kesin olarak belirlenmediğini sözlerine ekledi.

Her ne kadar İngiltere bu yılın başlarında Ukrayna'ya seyreltilmiş uranyum içeren mühimmat göndermiş olsa da, ABD söz konusu mühimmatı ilk kez transfer edecek. Rusya'yı kızdıracak olan söz konusu gelişme, Biden yönetiminin, bu silahların siviller üzerindeki etkisine ilişkin endişelere rağmen Ukrayna'ya misket bombası tedarik etme yönündeki önceki kararının ardından geldi.

Seyreltilmiş uranyum içeren zırh delici mühimmatın kullanımı son derece tartışmalı, çünkü Uranyum Silahlarını Yasaklayan Uluslararası Koalisyon gibi oluşumlar, uranyum tozunun yutulması veya solunmasının kanser ve doğum kusurları da dahil olmak üzere ciddi sağlık riskleri olduğunu belirtiyor.

ABD, 1990 ve 2003 yıllarında Körfez ve Irak savaşları sırasında ve 1999 yılında NATO'nun Yugoslavya'yı bombalaması sırasında büyük miktarlarda seyreltilmiş uranyum içeren zırh delici mühimmat kullanmıştı.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, eski Yugoslavya, Kuveyt, Irak ve Lübnan'da yürütülen çalışmaların 'çevreye dağılmış seyreltilmiş uranyum kalıntılarının varlığının, etkilenen bölgelerdeki nüfus için radyoaktif bir tehlike oluşturmadığını gösterdiğini' açıklamıştı.