Rus gazından kopmaya çalışan Avrupa, bu kez de Hürmüz Boğazı’na kilitlendi. Ortadoğu’daki savaşın ardından petrol ve gaz fiyatları hızla yükselirken Avrupa piyasalarında enerji fiyatları iki katına yaklaşan artışlar gösterdi. Enerji güvenliği için ABD’ye ve küresel LNG piyasasına bağımlı hale gelen Avrupa’nın kırılganlığı yeniden ortaya çıktı. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’in ifadesiyle tablo çarpıcı: “Avrupa gaz fiyatları yüzünden ölecek.”
Ortadoğu’daki çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz küresel enerji piyasalarını altüst etti. Dünya petrolünün yaklaşık beşte biri ve küresel LNG ticaretinin önemli bir bölümü bu dar geçitten taşınıyor. Boğazda yaşanan askeri gerilim ve tanker trafiğinin durma noktasına gelmesi, Avrupa başta olmak üzere enerji ithalatçısı ekonomilerde ciddi fiyat şoklarına yol açtı.
Gaz piyasalarında özellikle Avrupa merkezli fiyatlarda sert yükselişler gözüktü. Avrupalı analistler, LNG sevkiyatındaki kesintilerin ve Katar’daki üretim duruşunun etkisiyle fiyatların kısa sürede yüzde 50’ye varan artış gösterdiğini belirtiyor. Enerji güvenliğini Rusya’dan uzaklaştırarak Ortadoğu ülkeleri ve ABD’ye bağlayan Avrupa için bu gelişme, yeni bir stratejik kırılganlık anlamına geliyor.
Rus gazına mahkumiyet gölgesi hâlâ Avrupa’nın üzerinde
Avrupa Birliği son yıllarda Rus enerjisine bağımlılığını azaltma politikası izlese de tablo hâlâ karmaşık. 2022’de Avrupa’nın boru hattı gazının yaklaşık yüzde 40’ını sağlayan Rusya’nın payı düşse de 2025 itibarıyla Avrupa gaz ithalatının yaklaşık yüzde 13’ü hâlâ Rusya’dan geliyor.
Bu durum, kıtanın enerji denkleminde Rus gazının hâlâ kritik bir ağırlığı olduğunu gösteriyor.
Reuters’in haberine göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupa’daki fiyat artışları üzerine yaptığı açıklamada, gerekirse Rus gazının Avrupa piyasasından tamamen çekilebileceğini dile getirdi. Evet, Avrupa Rusya’dan uzaklaşmaya çalışsa da kopma teşebbüsleri yeni bağımlılıklara sebep oluyor.
Enerji krizinin meydana getirdiği ekonomik baskı Avrupa’da siyasi söylemi de sertleştiriyor.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, yükselen fiyatları değerlendirirken Avrupa’nın karşı karşıya olduğu tabloyu şu sözlerle özetledi:
“Avrupa gaz fiyatları yüzünden ölecek.”
Avrupa, Rus gazına bağımlılığı azaltmak için son yıllarda LNG ithalatını hızla artırdı. Ancak LNG piyasasında başlıca tedarikçilerden biri ABD.
Bu durum yeni bir bağımlılık ilişkisine sebep oldu:
Rusya’dan gelen boru hattı gazı azaldı, yerini pahalı LNG aldı ve LNG’nin önemli bölümü ABD’den tedarik edilmeye başlandı.
Böylece Avrupa’nın enerji sistemi, jeopolitik krizlere daha açık hale geldi. Çünkü LNG piyasası küresel rekabetle şekilleniyor; Asya’daki talep artışı veya Ortadoğu’daki bir kriz doğrudan Avrupa fiyatlarına yansıyor.

Savaş tamtamları ve askeri bağımlılık
Enerji alanındaki kırılganlık, Avrupa’nın askeri güvenlik mimarisiyle de paralellik taşıyor.
Kıta ülkeleri savunma açısından büyük ölçüde ABD’nin askeri şemsiyesi altında bulunuyor. NATO’nun askeri kapasitesinin büyük bölümünü ABD oluştururken, Avrupa ülkeleri stratejik güvenlik konusunda Washington’a bağımlı bir konumda kalıyor.
Bu tablo, Avrupa’nın jeopolitik bir paradoksunu ortaya koyuyor:
Avrupa iktisadî bakımdan küresel bir güç, askeri olarak ABD’ye bağımlı ve enerji açısından ise dış kaynaklara muhtaç.
Avrupa’nın askeri açıdan ABD’ye muhtaç olduğunu beyan etmiştik. Bu bağımlılığı azaltmak için “Avrupa ordusu” fikri ortaya atılmıştı. Modern dönemde fikri en güçlü şekilde gündeme getiren isim Emmanuel Macron oldu. 2017’de Avrupa’nın kendi askeri gücünü kurması gerektiğini savundu. Daha sonra dönemin Almanya Başbakanı Angela Merkel de Macron’un “gerçek bir Avrupa ordusu” fikrine destek verdi.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise 2025’te Avrupa savunmasını güçlendirmek için 800 milyar euroluk “ReArm Europe / Readiness 2030” planını açıkladı. Teşebbüsler var ancak fikir aksiyona dökülmedi. Toplamda AB ülkelerinde 1,3–1,5 milyon civarında asker bulunuyor. Fakat farklı komuta sistemleri, farklı silah sistemleri, NATO’ya bağlı operasyon yapısı hasebiyle bu güç tek bir stratejik kuvvet gibi hareket edemiyor.
|
Avrupa ülkelerinin asker sayısı |
Aşağıdaki gibidir: |
Frana: 205.000
Almanya: 183.000
İtalya: 165.000
İspanya: 120.000
Polonya: 215.000
Yunanistan: 142.000
Hollanda: 41.000
Belçika: 25.000
İsveç: 24.000
Barandergisi.net





