Selam ile,

Üstad Necip Fazıl Kısakürek ve Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu, idraklerin iğdiş edildiği bir cemiyette, insanın insanca yaşamaktan uzaklaştığı küfür devrinde agora meydanına çıkıp Büyük Doğu-İbda idealiyle topluma yeni bir şuur vererek rol model oldular. Allah yolunda çile, ıstırab ve mücadele içinde ömür sürüp giden iki büyük fikir ve aksiyon adamı tüm dünyaya insanca yaşamanın nasılını gösterdiler. Onların teklif ettikleri yeni dünya düzeni yolunda Allah ayağımızı sabit kılsın.

İki büyük mütefekkirin doğduğu ve perde ardına çekildiği Mayıs ayında olmamız vesileyle dergimizde Büyük Doğu-İbda mimarlarının hayatları ve mücadelelerine dair yazılarımızı ve röportajlarımızı bulabileceksiniz.

11 Ocak 2007:­ Baran­ Dergisi’nin ­ilk­ sayısı­ çıktı 11 Ocak 2007:­ Baran­ Dergisi’nin ­ilk­ sayısı­ çıktı

***

Malum olduğu üzere bu ayın aktüel planda en önemli hadisesi 14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 yıllık iktidarı süresince içeride belli başlı batıcı mihrakların statükosunu kırarken, Türkiye’yi batı müstemlekesi kalmaktan kurtulma yolunda önemli bir noktaya taşıdı. Fakat Türkiye’deki rejim ve sistemin başlı başına bir problem teşkil etmesinden ve bu problemin 21 yıldır çözülememiş olmasından dolayı yine “çok kritik” bir seçimle karşı karşıyayız. Müslümanların bu süre zarfında elde ettiği kazanımların kaybedilmemesi ve ülkenin tekrar batı yörüngesine girmemesi için 14 Mayıs seçimlerinde “tarafımız doğrudan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı”dır.

Muhtevamız şöyle:

Ömer Emre Akcebe, “Müslüman aynı delikten iki defa sokulmaz! 100. yıl referandumu – istiklâl mi, teslim mi?” başlıklı yazısıyla kapak mevzumuzu ele aldı.

İbrahim Tatlı, 14 Mayıs seçimlerini Aylık Baran okurları için değerlendirdi.

Faruk Hanoğlu, “Kritik seçimlerden çok sıkıldık” başlıklı yazısında Batıcı rejimin memleket için her seçimi kritik kılan arızalı hüviyetini işledi.

Zeynel Abidin Danalıoğlu, “Alevilerin intikamı” başlıklı yazısında CHP’nin aleviler tarafından ele geçirilişini anlatırken kendisini memleketin sahibi görenlerin acınası bir duruma düştüğünü söylüyor.

Fatih Haznedar, “Bizans’ın çocukları” başlıklı yazısında Roma imparatorlarından Jüstinyen ile günümüz arasındaki enteresan benzerlikler üzerinde duruyor.

Baha Irmak, “Misyon ve harekete giriş” başlıklı yazısında zamanının gerektirdiği şekilde aksiyona girişmenin önüne geçen düşünce ve meselelerden bahsediyor.

Yayın kurulu üyemiz Kâzım Albay’ın 12 Nisan 2023 tarihinde verilen iftar sonrasında dergimiz lokalinde yaptığı konuşma metnini “Projesiz inşa olmak” başlığıyla dergimiz sayfalarında bulabileceksiniz.

Edebiyatçı-Yazar Bekir Oğuzbaşaran ile “Üstad’ı şairliğe indirgeyenler, ondaki imanı, aşkı ve vecdi görmeyen insanlardır” başlığı altında Üstad Necip Fazıl Kısakürek üzerine bir röportaj yaptık. Alaka ile okuyacağınızı düşünüyoruz.

Muzaffer Doğan, “Rüzgâr bizden yanadır!” başlıklı yazısında Necip Fazıl’ın toplum üzerindeki tesirine değiniyor.

1970’lerde Gölge ve Akıncı Güç’ün Ankara’da dağıtımını üstlenen Ömer Yarış ile o dönemleri konuştuk.

Nazım Erol, eğitimin sorunlarına değinmeye devam ediyor. Bu ay “Eğitimin gayesi” başlıklı yazısıyla dergimizde.

Kazım Albay, “Akıl” Meselesi başlıklı yazısının ikinci kısmında akıl ile ilişkili bazı kavramlara, modernite aklı, irrasyonalizm ve İslâm aklına değiniyor.

Gelecek sayımızda görüşmek üzere…

Allah’a emanet olun…