Donald Trump’ın başkanlığını yaptığı Barış Kurulu (Board of Peace), Gazze’yi siyasi bir kriz bölgesinden ziyade küresel bir gayrimenkul ve güvenlik projesi olarak görüyor. Kurulda yer alan Marc Rowan ve Ajay Banga gibi isimler, bölgenin finansal mimarisini tasarlarken; Jared Kushner ve Steve Witkoff’un hazırladığı 32 sayfalık gizli sunumda Gazze, bir "yatırım fırsatı" olarak tanımlanıyor. Bu yapı, Gazze’nin tüm egemenlik haklarını BMGK’nın 2803 sayılı kararına dayanarak fiilen dondurmuş vaziyette.

Hakan Fidan ve Yürütme Kurulu

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yer aldığı 11 kişilik Gazze Yönetim Kurulu, planın "mutfağı" olarak işlev görüyor. Fidan’ın bu kurulda olması, Türkiye’nin sahadaki insani yardım koridorlarını denetlemesi ve Dr. Ali Şaat başkanlığındaki teknokrat hükümetin Filistin halkının asgari haklarını koruyup korumadığını gözlemlemesi açısından kritik. Ancak kurulun diğer üyeleri olan BAE, Katar ve Mısır temsilcileriyle birlikte Türkiye, Trump’ın "öde ve yönet" stratejisiyle karşı karşıya bırakılmış durumda.

Dr. Ali Şaat ve 15 Teknokrat: Gazze’nin Yeni "Atanmış" Hükümeti

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (NCAG) başkanı Dr. Ali Şaas, Kahire’de yaptığı son açıklamada, Gazze’nin yönetimini devralmak üzere 15 üyeli bir "atanmışlar" listesi oluşturduğunu duyurdu. Bu teknokrat hükümet, siyasi partilerden bağımsız hareket edeceği iddia edilse de, bütçesini tamamen Dünya Bankası bünyesindeki "Gazze Acil Fonu"ndan alacak. Bu da yerel yönetimin, parayı veren Barış Kurulu’na tam bağımlı hale gelmesi demek.

1 Milyar Dolarlık "Veto" Bileti: Kurucu Üyelik Bedeli

Trump yönetiminden sızan en yeni bilgiye göre, kurucu üye olarak davet edilen ülkelerin kurulda kalıcı veto yetkisine sahip olması için Gazze Yeniden İnşa Fonu’na minimum 1 milyar dolar nakit katkı yapması şartı getirildi. Bu hamle, Gazze’nin geleceğini bir "hisseli ortaklık" yapısına çevirirken, parayı yatıran ülkelerin bölgedeki liman, doğal kaynaklar ve imar ihalelerinde öncelik kazanmasını hedefliyor.

Uluslararası İstikrar Gücü

Güvenliği sağlamak üzere atanan ABD'li Tümgeneral Jasper Jeffers, 15 bin kişilik Uluslararası İstikrar Gücü’nün (ISF) başında sahaya inmeye hazırlanıyor. Bu güç, sadece ateşkesi denetlemekle kalmayacak; Hamas'ın tünellerini imha edecek ve kurulun belirlediği "Hamas'tan arındırılmış" bölgeleri kontrol altında tutacak. ISF’nin en büyük görevi, Gazze’nin çevresine kurulacak yeni yüksek teknolojili güvenlik duvarının yönetimini üstlenmek olacak.

MGK sonrası 9 maddelik bildiri yayınlandı
MGK sonrası 9 maddelik bildiri yayınlandı
İçeriği Görüntüle

Yakir Gabay ve Gayrimenkul Operasyonu: Gazze Sahili Parselleniyor

Kurulda yer alan İsrail doğumlu emlak devi Yakir Gabay’ın varlığı, Gazze’nin sahil şeridinin "Turizm Rivierası"na dönüştürülmesi projesinin habercisi. Savaşta yıkılan ve kayıtları yok olan mülklerin tapu süreçlerini yönetecek olan kurul, bu arazileri "kamulaştırma" adı altında uluslararası yatırımcılara açmaya hazırlanıyor. Bu süreçte mülksüzleşen Gazze halkının "konteyner kentlere" mahkum edilmesi ise en büyük endişe.

UNRWA’nın Tasfiyesi ve Tony Blair’in "Yeni Müfredat" Mesaisi

Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair’in kuruldaki danışmanlık görevi, Gazze’nin toplumsal hafızasını değiştirmeyi hedefliyor. UNRWA’nın tamamen devre dışı bırakılmasıyla boşalan eğitim ve yardım koltuğuna yeni kurul oturuyor. Blair’in gözetiminde hazırlanan yeni eğitim müfredatı, Gazze’deki okullarda "radikalizmden arındırılmış" bir nesil yetiştirmeyi amaçlıyor; bu da bölgenin kültürel ve siyasi kimliğinin yeniden kodlanması anlamına geliyor.

Hamas İçin "Sürgün veya İnfaz" Kararı

Planın operasyonel maddelerinden bir diğeri, Hamas liderliğine sunulan sürgün teklifidir. Katarlı üye Ali Al-Thawadi aracılığıyla iletilen nota göre, silah bırakanlara Cezayir veya Sudan gibi ülkelerde "güvenli sürgün" hakkı tanınırken, direnenlerin Jeffers komutasındaki ISF tarafından tasfiye edileceği açıkça belirtiliyor. Bu, Gazze’nin siyasi direniş unsurlarından tamamen arındırılması operasyonunun kod adıdır.

Nikolay Mladenov: Kurullar Arası "Sıfır Hata" Koordinasyonu

Yüksek Temsilci olarak atanan Nikolay Mladenov, Trump’ın Barış Kurulu ile sahadaki Ali Şaat hükümeti arasındaki tek köprü. Mladenov’un görevi, siyasi kararların teknokratlar tarafından pürüzsüzce uygulanmasını sağlamak. Mladenov, aynı zamanda sahadaki insani yardım tırlarının akışından, kurulun onayladığı müteahhitlerin güvenliğine kadar her türlü lojistik koordinasyondan sorumlu "genel vali" yetkileriyle donatıldı.

Konteyner Kentlerden "Teknoloji Rivierası"na Geçiş Planı

Dr. Ali Şaas’ın dün duyurduğu 200 bin prefabrik ünite sevkiyatı, planın ilk aşaması olan "barınma" sorununa geçici bir çözüm sunuyor. Ancak bu konteyner kentler, Gazzelilerin kendi eski mahallelerine dönmesini engellemek için stratejik noktalara kuruluyor. Asıl hedef, halkı bu merkezlerde toplarken, boşalan kıyı şeridini "özel ekonomik bölge" ve teknoloji merkezleri için hazır hale getirmek.

İbrahim Anlaşmaları’nın Gazze Şubesi: Körfez-İsrail Normalleşmesi

Bu yeni yönetim şeması, aslında İbrahim Anlaşmaları’nın (Abraham Accords) Gazze ayağını temsil ediyor. BAE ve Mısır’ın kurulda bu kadar aktif olması, Gazze’yi İsrail ile normalleşen Arap dünyasının bir ekonomik uydusu haline getirme çabasıdır. Hakan Fidan’ın bu yapıdaki varlığı, Türkiye’nin bu büyük bölgesel dizayndan dışlanmaması ve sürecin dengelenmesi adına atılmış stratejik bir adım olarak görülüyor.

Bir Halkın Geleceğinin Konsorsiyum Emrine Verilmesi

Tüm bu detaylar birleştiğinde ortaya çıkan tablo; Gazze’nin artık Gazzeliler tarafından değil, küresel finansörler, eski başbakanlar ve istihbarat şeflerinden oluşan bir "Board" tarafından yönetileceğidir. BMGK’nın 2803 sayılı kararıyla mühürlenen bu yeni düzen, Gazze halkına barış ve refah vaat ederken, karşılığında onların tüm siyasi iradesini ve toprak üzerindeki mülkiyet haklarını talep ediyor.