Ramallah, Nablus, Cenin ve Beytüllahim'de askerî baskınlar ve yol kapatmalar devam ediyor. İşgalci Yahudi teröristler ise Filistinlilerin evlerine, tarım arazilerine ve zeytinliklerine saldırıyor. Birleşmiş Milletler, El Halil'deki gelişmelerin etnik temizlik endişelerini artırdığı uyarısında bulundu.
İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistin halkına yönelik saldırılar giderek genişliyor. Terörist İsrail ordusunun El Halil kentinde başlattığı kapsamlı askerî harekât, binlerce Filistinlinin evlerinden zorla çıkarılmasına yol açtı. Kentin mahalleleri askerî kuşatma altına alınırken evler ve iş yerleri yıkılıyor, yollar kapatılıyor ve Filistinlilerin yaşadıkları bölgelere dönmeleri engelleniyor.
Filistin resmî haber ajansı WAFA'nın 26 Ekim akşamı yayımladığı son verilere göre El Halil'deki saldırılardan 619 aile etkilendi, 3 bin 971 Filistinli zorla yerinden edildi. Filistin Esirler Cemiyeti ise aralarında bir kız çocuğunun da bulunduğu 85 kişinin gözaltına alındığını, 250'den fazla Filistinlinin de alıkonularak sahada sorgulandığını açıkladı.
El Halil'de mahalleler boşaltılıyor, halk evlerine dönemiyor
Terörist İsrail ordusu, 23 Ekim Cuma günü El Halil yakınlarındaki askerî kontrol noktasında iki İsrail askerinin öldürüldüğü silahlı saldırıyı gerekçe göstererek şehir genelinde geniş çaplı operasyon başlattı. Saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen iki Filistinli de çıkan çatışmada şehit oldu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun operasyon talimatının ardından işgal güçleri, saldırıyı düzenleyen Filistinlilerin yaşadığı Ayn Deyr Baha bölgesi başta olmak üzere El-Cilda ve çevresindeki mahalleleri kuşattı. Askerler, Filistinlilere evlerini boşaltmalarını emrederken çok sayıda aile yalnızca taşıyabildiği eşyaları yanına alarak bölgeden ayrılmak zorunda kaldı.
El Halil Takip, Destek ve Yardım Komitesi Sözcüsü Riyad Hamis'in aktardığı bilgilere göre tehcir edilen ailelerden 283'ü akrabalarının yanına sığınırken 266 aile güvenli bir barınma imkânı bulamadı. Diğer aileler geçici barınma alanlarına veya kiralık evlere yerleşmeye çalışıyor. Çevredeki mahallelerde yüzlerce Filistinli ise evlerinden çıkmalarına izin verilmediği için kuşatma altında yaşamlarını sürdürüyor.
İşgal güçlerinin yeni kontrol noktaları oluşturması, kentteki ulaşımı büyük ölçüde felce uğrattı. Hastaların sağlık merkezlerine ulaşması, çalışanların işlerine gitmesi ve ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılaması güçleşti. Evlerinden çıkarılanlara ne zaman geri dönebileceklerine ilişkin herhangi bir güvence verilmedi.
Evler yıkılıyor, ticari işletmeler hedef alınıyor
El Halil'deki saldırılar yalnızca Filistinlilerin yerlerinden edilmesiyle sınırlı kalmadı. İsrail ordusu, farklı mahallelere askerî araçlar ve buldozerler sevk ederek evlerin, ticari işletmelerin ve altyapının yıkımına başladı.
El Halil Belediye Başkanı Yusuf el-Caberi, Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada, operasyon sırasında beş ticari ve sanayi tesisinin yanı sıra üç katlı bir konutun yıkıldığını bildirdi. El-Cilda ve Deyr Baha çevresindeki yaklaşık 330 dönümlük alanın hedef alındığını ve bölgede 495'ten fazla konut bulunduğunu belirtti.
Terörist İsrail ordusu, El Halil'in doğusundaki Beni Naim beldesinde Ebu Şarh ailesine ait inşaat halindeki iş yerlerini de buldozerlerle yıktı. Yıkıma gerekçe olarak yapıların, İsrail'in kontrolündeki C Bölgesi'nde bulunması gösterildi.
Batı Şeria'nın 1967'den beri devam eden terörist İsrail işgali altında Filistinlilerin yapılaşma imkânları ağır kısıtlamalara tabi tutulurken Yahudi işgalinin genişletilmesi devam ediyor. Böylece Filistinlilerin kendi toprakları üzerindeki barınma ve geçim imkânları giderek daraltılıyor.
Ramallah kuşatma altında: Girişler kapatıldı, evler askerî karargâha çevrildi
Terörist İsrail'in saldırıları El Halil'le sınırlı kalmadı. Batı Şeria'nın idarî merkezi Ramallah'ta da kent girişleri kapatılırken alternatif güzergâhlara askerî kontrol noktaları kuruldu. 27 Ekim sabahı Filistin resmî haber ajansı WAFA, Ramallah'ın bütün girişlerinin İsrail güçlerince kapatıldığını duyurdu.
Ramallah çevresindeki köylerde Filistinlilere ait evlerin askerî mevzilere dönüştürülmesi ve işgalci Yahudilerin tarım arazilerine yönelik saldırıları devam ediyor. Bölgede üç aracın kundaklandığı ve ırkçı sloganlar yazıldığı da bildirildi.
Ramallah'ın kuzeydoğusundaki El-Muğayyir köyüne ağır zırhlı araçlarla baskın düzenleyen işgal güçleri, Sincil beldesinde de kontrol noktaları oluşturdu. Bu uygulamalar, Filistinlilerin kendi şehirleri ve köyleri arasında serbestçe hareket etmesini engelliyor.
Nablus, Cenin ve Tubas'ta saldırılar sürüyor
Batı Şeria'nın kuzeyinde bulunan Nablus da terörist İsrail ordusunun ve işgalci Yahudi yerleşimcilerin hedefleri arasında bulunuyor.
27 Ekim'de Nablus yakınlarında bir Filistinlinin yerleşimci saldırısında yaralandığı, işgalci Yahudilerin yol onarım çalışması yapan Nablus Belediyesi personelini alıkoyduğu bildirildi. Bir gün önce ise İsrail askerleri Nablus yakınlarındaki bir Filistinli evini askerî karargâha çevirdi.
Cenin'de Filistinlilerin tarım arazilerine yönelik tahribat sürerken 2025'in başından itibaren mülteci kampından zorla çıkarılan aileler hâlâ evlerine dönemiyor. Birleşmiş Milletler heyeti, 22 Ekim'de Cenin bölgesini ziyaret ederek uzun süredir devam eden yerinden edilme meselesini yerinde inceledi.
Tubas'ın doğusunda ise işgalci Yahudilerin hayvanlarını Filistinlilere ait ekili arazilere salarak ürünlere zarar verdiği bildirildi. Ürdün Vadisi'nin kuzeyinde de Filistin topraklarının çevrilerek yerleşimcilerin kontrolüne geçirilmesine yönelik yeni girişimler kaydedildi.
İşgalci Yahudiler zeytin hasadını hedef alıyor
Batı Şeria'da Filistin halkının başlıca geçim kaynaklarından biri olan zeytincilik de saldırıların merkezinde bulunuyor. İşgalci Yahudi yerleşimciler, silahlı baskınlarla Filistinli çiftçilerin hasat yapmasını engelliyor, zeytinlerini çalıyor, ağaçlarını tahrip ediyor ve tarım araçlarına zarar veriyor.
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin (OCHA) 26 Ekim'de yayımladığı rapora göre 1 Eylül'den 19 Ekim'e kadar zeytin hasadıyla bağlantılı 272 yerleşimci saldırısı kaydedildi. Bu sayı, 2024 ve 2025 yıllarındaki hasat dönemlerinin her birinde kaydedilen toplam saldırı sayısını geride bıraktı.
13-19 Ekim tarihleri arasında Batı Şeria'da İsrail askerleri ve yerleşimcilerin saldırılarında 148 Filistinli yaralandı. Bunlardan 69'u zeytin hasadıyla bağlantılı yerleşimci saldırılarında yaralandı.
El Halil'in güneyindeki Masafer Yatta bölgesinde bir Filistinli ile oğlu zeytin toplamaya giderken işgal güçlerince alıkonuldu. Ardından arazilerine giren işgalci Yahudiler ailenin zeytin mahsulünü çaldı. Ramallah ve Nablus çevresinde de benzer saldırılar yaşandı.
İşgalci yerleşimcilerin hedefinde yalnızca zeytinlikler bulunmuyor. OCHA'nın verilerine göre 17 Ekim'de El Halil'in Ma'in bölgesinde yaşanan saldırılarda, yerleşimcilerin dört ağıldan 139 koyun çaldığı, evlere ve geçim kaynaklarına zarar verdiği bildirildi. Olaylarda biri kadın dokuz Filistinli yaralandı.
2026'da 2 binden fazla Yahudi saldırısı
OCHA'nın 26 Ekim tarihli raporuna göre yılbaşından 19 Ekim'e kadar 300'den fazla Filistin yerleşiminde, can kaybı, yaralanma veya maddi hasara yol açan 2 bin 159 yerleşimci saldırısı kaydedildi. Böylece günlük ortalama saldırı sayısı 7,4'e yükseldi. Bu ortalama 2025 yılında beş civarındaydı.
İşgalci Yahudilerin saldırıları camilere de uzandı. 14 Ekim'de Kudüs'ün kuzeydoğusundaki Mihmas köyünde bir cami kundaklandı, pencereleri kırıldı ve duvarlarına Filistin karşıtı sloganlar yazıldı.
Gazze'den Batı Şeria'ya uzanan tehcir
1948 yılında yüz binlerce Filistinlinin yurtlarından sürüldüğü Nekbe'nin ardından, Filistin topraklarında yeni bir kitlesel yerinden edilme tehlikesi giderek büyüyor.
Gazze'de şehirlerin yıkılması ve halkın zorla göç ettirilmesiyle ortaya çıkan tablo, Batı Şeria'da farklı yöntemlerle sürdürülüyor. El Halil'de askerî kuşatma ve toplu tahliyeler, Ramallah'ta yol kapatmaları, Nablus ve Cenin'de baskınlar, Ürdün Vadisi'nde topraklara el konulması ve yerleşimci saldırıları aynı neticeye hizmet ediyor: Filistinlilerin kendi topraklarında yaşama imkânlarının ortadan kaldırılması.
Terörist İsrail'in askerî saldırılarıyla işgalci Yahudi yerleşimcilerin faaliyetleri birbirini tamamlayan bir baskı mekanizmasına dönüşmüş durumda. Filistin halkı bir taraftan evlerini ve topraklarını kaybederken diğer taraftan geçim kaynaklarından, ibadet mekânlarından ve temel hizmetlerden mahrum bırakılıyor.
El Halil'de birkaç gün içerisinde 4 bine yakın insanın yurdundan edilmesi, Batı Şeria'da yeni bir Nekbe tehlikesinin ne derece büyüdüğünü gösteriyor. İşgal güçlerinin boşalttığı mahallelere Filistinlilerin yeniden dönmesine izin verilip verilmeyeceği belirsizliğini korurken askerî kuşatma, ev yıkımları ve yerleşimci saldırıları Filistin topraklarında kalıcı bir demografik değişim meydana getirilmesi endişesini artırıyor.
Kaynaklar: Mepa News (26 Ekim 2026), Filistin resmî haber ajansı WAFA (26-27 Ekim 2026), Birleşmiş Milletler OCHA (26 Ekim 2026), BM Filistin Ofisi (26 Ekim 2026), Anadolu Ajansı, AFP, Associated Press ve Al-Haq.




