Gürcistan parlamentosu aylardır süren sokak protestolarına ve Brüksel'den gelen ülkenin AB'ye katılım sürecini tehlikeye atabileceği uyarılarına rağmen tartışmalı bir “yabancı ajanlar” yasasını kabul etti. Batı yanlıları yasanın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in “sivil toplum örgütleri ve bağımsız medya üzerindeki baskılarından” esinlendiğini iddia ediyordu.

AVRUPA BİRLİĞİ BAYRAKLARI SALLADILAR

140 üyeli parlementonun başkanı Şalva Papuaşvili'nin yönettiği Genel Kurulda yapılan oylamada, 4 "hayır" oyuna karşılık 84 "evet" oyu verildi. Batı yanlısı muhalefet milletvekilleri meclisten ayrılarak dışarıda AB bayrakları salladı.

Karar, bu hafta SSCB'den bağımsızlığının 33. yıldönümünü kutlayan Gürcistan'ın modern tarihinde çok önemli bir ana işaret ediyor. İktidardaki Gürcü Rüyası partisi, AB entegrasyonuna bağlı olmasına rağmen, üyelik müzakerelerine başlamak için izlemesi gereken reformlar listesini büyük ölçüde görmezden geldi.

CUMHURBAŞKANI VETO ETMİŞTİ

Salı günü yapılan oylama, birkaç ay süren ve parlamento ile sokaklarda şiddetli çatışmaların yaşandığı bir sürecin son adımı oldu. Gürcistan Cumhurbaşkanı ve yasayı eleştiren Salome Zourabişvili bu ayın başlarında kararı veto etmiş, ancak Gürcü Rüyası parlamentoda çoğunluğu sağlayarak kararı geçersiz kılmıştı.

İktidar partisi yasa tasarısını ilk olarak geçen yıl gündeme getirmiş, ancak kitlesel protestoların ardından geri çekmişti. Ardından nisan ayında iktidar partisi, Batı başkentlerinden gelen tehditler ve şiddet olaylarına rağmen tasarıyı yeniden gündeme getirdi.

‘HALK YASAYI DESTEKLİYOR’

Gürcistan Başbakan İrakli Kobakhidze, parlamentonun dün "yabancı etkinin şeffaflığı" yasasına yönelik Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili'nin vetosunu aşmasına ilişkin basın toplantısını düzenledi.

Kobakhidze, Gürcistan Parlamentosunun "yabancı etkinin şeffaflığı" yasasını onaylamasına ilişkin halkın yasayı desteklediğini belirterek, "Gürcistan vatandaşının, bu ülkede kimin kimler tarafından finanse edildiğini, yabancı bir gücün Gürcistan'daki olumlu veya olumsuz çıkarlarını kimin taşıdığını bilme hakkı vardır." dedi.

Hükümet Binası'nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Kobakhidze, parlamentonun Gürcü halkının iradesine göre hareket ettiğini söyledi.

Vatandaşların yüzde 60'ının söz konusu yasayı desteklediğini ifade eden Kobakhidze,

"Gürcistan vatandaşının, bu ülkede kimin kimler tarafından finanse edildiğini, yabancı bir gücün Gürcistan'daki olumlu veya olumsuz çıkarlarını kimin taşıdığını bilme hakkı vardır." dedi.

‘UKRAYNALAŞMAK İSTEMİYORUZ’

Kobakhidze, yasayı eleştirenleri veya protesto edenleri defalarca yapıcı diyaloğa ve tartışmaya davet ettiğini ama buna rağmen kimseden yanıt gelmediğini bildirdi.

2030'da Avrupa Birliği (AB) üyesi olmayı hedeflediklerini ve tam da bu yüzden açıklık ve şeffaflık için mücadele verdiklerine dikkati çeken Kobakhidze, şunları kaydetti:

"Burada şeffaflık sağlanmazsa, her yıl bir devrim girişimi altında kalırsak, böyle bir dönemde inanın 2030'da değil 2040'ta bile Avrupa Birliği'ne üye olamayabiliriz. Bakın, Ukrayna ile ilgili olarak Almanya Şansölyesi, ülkenin (Ukrayna) 30 yıl daha NATO üyesi olmayacağını söyledi. 'Ukraynalaşmayı' istemiyoruz. Şeffaflık yoksa 'Ukraynalaşma' riski yüksektir."

Bayram tebriki Bayram tebriki

YAPTIRIMLAR BİZİM İÇİN CİDDİ DEĞİL

Kobakhidze, yasaya tepki veren ABD'nin, Gürcistan hükümeti yetkililerine yönelik vize kısıtlaması getirilmesine yönelik kararını da değerlendirdi. Başbakan, "Yaptırımlar konusu bizim için kesinlikle ciddi değil. Gürcü halkına ve Gürcü halkının seçtiği hükümete yaptırım veya benzeri tedbirlerle şantaj yapma girişimi ciddi değildir. Hiç kimse Gürcü halkını cezalandıramaz ve hiç kimse Gürcü halkının seçtiği hükümeti cezalandıramaz." ifadelerini kullandı.

Geçen hafta Gürcü Rüyası, ABD'yi "Gürcü devletine saygı göstermeye" ve yasanın kabul edilmesine karşılık olarak yaptırımlarla "aşağılayıcı şantajdan" kaçınmaya çağırdı. Açıklama, partinin kurucusu Bidzina Ivanişvili'nin nisan ayı sonunda devlet tarafından düzenlenen hükümet yanlısı bir mitingde yaptığı ve Gürcistan'ı "küresel bir savaş partisinin" ve onun sivil haklar grupları arasındaki ajanlarının kurbanı olarak gösteren Batı karşıtı konuşmaya paraleldi.

Kaynak: Aydınlık