Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi, Doğu Afrika ülkesi Güney Sudan’da yeniden şiddetlenen çatışmaların sivilleri hedef aldığını belirterek son 17 gün içinde 160’tan fazla kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. BM, ülkede hızla kötüleşen güvenlik ortamı nedeniyle taraflara acil ateşkes çağrısı yaptı.

Siviller doğrudan hedef alınıyor

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) Sözcüsü Seif Magango, Cenevre’de düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, sahadan gelen raporların ciddi insan hakları ihlallerine işaret ettiğini söyledi. Magango, özellikle etnik temelli saldırılar ile güvenlik güçlerinin müdahalelerinin sivil kayıpları artırdığını belirtti.

BM verilerine göre ölümlerin büyük bölümü 1 Mart’ta Ruweng Administrative Area sınırları içindeki Abiemnom bölgesinde meydana geldi. Bul Nuer etnik grubuna bağlı silahlı unsurların saldırılarında en az 139 sivil katledildi.

Yardım vaadiyle toplanan sivillere ateş açıldı

Raporda yer alan en dikkat çekici olaylardan biri ise 21 Şubat’ta Jonglei State’nin Ayod ilçesine bağlı Panko köyünde yaşandı. BM’ye göre hükümet güçleri, sivilleri yiyecek yardımı yapılacağı gerekçesiyle bir noktada topladıktan sonra ateş açtı. Olayda 21 sivil hayatını kaybetti.

Magango, öldürülenler arasında 15 kadın ve 3 kız çocuğunun bulunduğunu belirtirken, aynı gün Western Bahr el Ghazal eyaletindeki Thiam köyünde dört sivilin bağlanarak başlarının kesildiğine dair bilgilerin de doğrulandığını aktardı.

Güney Sudan'daki istikrarsızlık

2011’de Sudan’dan ayrılarak bağımsızlığını kazanan Güney Sudan’da siyasi yapı hâlâ kırılganlığını koruyor. Ülke resmen Cumhurbaşkanı Salva Kiir Mayardit ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Riek Machar arasında kurulan güç paylaşımı hükümeti tarafından yönetilse de taraflar arasındaki güven krizi ve etnik rekabet sahadaki gerilimi sürekli diri tutuyor.

İran gerilimi gölgesinde Gazze: İnsani yardımlar durma noktasında!
İran gerilimi gölgesinde Gazze: İnsani yardımlar durma noktasında!
İçeriği Görüntüle

Kiir’e bağlı güçlerin büyük ölçüde Dinka, Machar’a yakın unsurların ise Nuer etnik tabanına dayanması, yerel çatışmaların hızla geniş çaplı şiddete dönüşmesine yol açıyor. Petrol gelirlerinin paylaşımı, yerel milislerin tam anlamıyla entegrasyonunun sağlanamaması ve merkezi otoritenin zayıflığı, ülkede kalıcı barışın önündeki başlıca engeller arasında gösteriliyor.

BM’den çağrı: Ateşkes ve insani yardım koridoru

BM İnsan Hakları Ofisi, hayat kurtarmak ve çatışmayı siyasi müzakere sürecine yönlendirmek için derhal ateşkes ilan edilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, tarafların sivilleri ve sivil altyapıyı hedef almaktan vazgeçmesi, ayrıca uluslararası hukuk çerçevesinde insani yardımların güvenli ve kesintisiz biçimde ulaştırılmasına izin vermesi çağrısı yapıldı.

BM’ye göre artan şiddet, hâlihazırda ağır insani krizle mücadele eden ülkede yeni bir kitlesel yerinden edilme dalgası riskini de beraberinde getiriyor.

Küresel güçlerin menfaati

Güney Sudan’daki çatışmalar yalnızca iç siyasi rekabet ve etnik gerilimlerle sınırlı görülmüyor; bölgenin sahip olduğu petrol rezervleri ve Doğu Afrika’daki stratejik konumu nedeniyle küresel güç rekabetinin de dolaylı etkisi tartışılıyor. Uzmanlara göre ABD başta olmak üzere büyük aktörler, Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz hattında enerji güvenliği ile ticaret yolları üzerindeki dengeyi korumayı hedeflerken, Çin’in bölgedeki ekonomik yatırımları da rekabeti artırıyor. Bu durum, doğrudan bir müdahale iddiasından ziyade, uluslararası güçlerin kendi jeopolitik çıkarları doğrultusunda siyasi süreçlere ve barış girişimlerine dâhil olmasıyla, zaten kırılgan olan devlet yapısının kalıcı istikrara ulaşmasını zorlaştıran bir ortam oluşturduğu yönünde değerlendiriliyor.

AA