Haziran 2026'da gerçekleşmesi planlanan sözde "Pride Land" festivali, binlerce yıl önce ahlaksızlıkları sebebiyle yerle bir edilen Lut kavminin helak olduğu noktada, Ölü Deniz (Lut Gölü) kıyısındaki Yahudiye Çölü’nde düzenlenecek.
Lut gölü kıyısında eşcinsel azgınlığı
İsrail'in onayıyla organize edilen bu sözde festival, sadece bir eğlence etkinliği değil, topyekûn bir meydan okuma niteliği taşıyor. İlahî iradenin "haddi aşanlar" olarak nitelediği ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırarak ibretlik bir sonla cezalandırdığı Lut kavminin coğrafyası, bugün siyonizm’in desteğiyle modern sapkınlığın merkezi yapılmak isteniyor. Hiçbir canlının yaşamadığı, adeta cehennemvari bir iklimin hüküm sürdüğü bu çorak topraklar, yeni bir ifsad operasyonuna sahne olacak.
Zehirli oklar çocuklara yöneldi
Organizasyonun başındaki isimlerden biri olan Aaron Cohen, yaptığı açıklamalarla niyetlerini açıkça ortaya koydu. Cohen, bu etkinliğin "Orta Doğu’nun en büyük LGBT buluşması" olacağını iddia ederken, asıl tehlikeli itirafı çocuklara yönelik planlarıyla yaptı. Festival kapsamında küçük yaştaki çocuklara özel "etkinlikler" düzenleneceğini belirten Cohen, henüz tertemiz olan zihinleri zehirlemek için kollarını sıvadıklarını ilan etti.
Bununla da yetinmeyen organizatörler, "evli eşcinseller" için aile dostu seminerler vereceklerini duyurarak, toplumun en temel taşı olan aile müessesesini kökten dinamitlemeyi hedefliyor. Terör devleti İsrail’in gözetiminde yürütülen bu faaliyetler, insanlığın namusuna ve nesillerin emniyetine karşı açılmış açık bir savaştır.
Siyonizm ve sapkınlık el ele
Filistin halkına yönelik soykırımı sürdüren siyonist zihniyet ile küresel ifsat projelerinin lokomotifi olan LGBT örgütü arasındaki bu kirli ittifak, şaşırtıcı değil. Her iki yapı da yaratılış gayesine, ahlaki değerlere ve kutsal olan her şeye düşmanlık paydasında birleşiyor. Binlerce yıl önce melekleri dahi hedef alacak kadar gözü dönen Lut kavminin mirasçıları, bugün modern teknoloji ve devlet korumasıyla aynı cüreti sergiliyor.
Lut kavminin helakına sebep olan sapkınlığın, bugün "özgürlük" kılıfıyla yeniden aynı koordinatlarda sahnelenmesi, insanlık için büyük bir utanç vesikasıdır. İsrail hükümetinin bu rezalete sağladığı lojistik ve hukuki destek, terörist rejimin sadece Müslümanların değil, tüm insanlığın düşmanı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.




