Üzerimize tükürüyorlar, biz ‘yağmur yağıyor’ diyoruz!
Üzerimize tükürüyorlar, biz ‘yağmur yağıyor’ diyoruz!
İçeriği Görüntüle

Fikret Bila’nın Rejim Kaygıları

Halk TV yazarı Fikret Bila, 15 Nisan tarihli yazısında Türkiye Cumhuriyeti’nin "demokratik, laik, sosyal hukuk devleti" tanımının değiştirildiğini iddia ediyor. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni hedef alan Bila; yasama, yürütme ve yargının tek elde toplandığını, meclisin etkisizleştirildiğini ve yargının siyasallaştığını öne sürüyor. Ona göre iktidar, anayasal denetimden uzaklaşarak "otoriter bir rejim" inşa ediyor ve bu durumun ancak muhalefetin topyekün birleşmesiyle durdurulabileceğini savunuyor.

Bila’nın "rejim elden gidiyor" feryatları aslında can çekişen Batı uşağı sistemin son çırpınışlarıdır. Ankara'da yürüyüş yapıp cemaat ve tarikatları hedef alan o seküler yobaz takımı, bu milletin evlatlarının neden bu hale geldiğini sorgulayacak cesarete sahip değildir. Gençliği uyuşturucuya, şiddete ve manevi boşluğa iten bizzat sizin tapındığınız o ruhsuz, materyalist ve köhne eğitim sistemidir. Kendi ellerinizle kurduğunuz bu kokuşmuş düzenin pisliğini, arka kapıdan kaçıp İslam’a atarak temizleyemezsiniz!

Devlet ve Millet Kokuşmuşluğu Görüyor

Bugün toplumun her kesiminden yükselen feryat, Batıcıların "çağdaşlık" maskesiyle sunduğu çürümüşlüğe duyulan doğal bir öfkedir. Devlet de millet de bu kokuşmuş rejimin artık dikiş tutmadığını görüyor.

Bugün bazı seküler çevrelerin sokak eylemleriyle İslam’ı hedef göstermeye çalışması, esasen bir kaçışın ifadesidir. Çünkü gençliği bu hale getiren kültürel ve ahlâkî çözülmenin temelinde, bizzat savundukları hayat tarzı ve sistem bulunmaktadır. Şiddeti normalleştiren medya dili, değerleri tasfiye eden eğitim politikaları ve insanı yalnızca maddeye indirgeyen anlayış, bu krizin gerçek müsebbibidir.